Boşanma Davası

Boşanma Davası

            Boşanma ortak hayatın artık bir arada sürdürülemeyeceğinin tarafların birlikte veya taraflardan birinin ileri sürmesi durumudur. Boşanma davası açmaya karar veren taraf veya tarafların ilk yapacakları iş bir dava dilekçesi yazarak mahkemeye başvurmaktır. Ancak yapılan ilk ve belki de en büyük hata dava dilekçesinde boşanma davası sebeplerinin eksik, yanlış, delillendirilmeden bir avukat yardımı olmadan yazılmasıdır. Boşanma davası dilekçesinin yetkisiz mahkemeye veya görevsiz mahkemeye verilmekte bu nedenle taraflar davaların reddi sonucu ile karşı karşıya kalmakta ve büyük bir zaman kaybı yaşamaktadırlar. Boşanma davası ve sonuçlarından velayet, nafaka, mal rejimi, tazminat taleplerine ilişkin davanın bir avukatın yardımı olmadan takip edilmesi veya davalı konumunda iseniz bu davaların avukatsız takip edilmesi büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir.

            Aile mahkemeleri tarafından boşanma davası görülür ve karara bağlanır. Aile mahkemelerinde taraflar arabuluculuğa başvurabilir veya yargılamaya mahkeme tarafından devam edilir ve sonuçlandırılır.

Boşanma Davası Türleri Nelerdir?

            Boşanmaya karar veren kişi öncelikle boşanmanın anlaşmalı boşanma davası mı yoksa çekişmeli boşanma davası şeklinde mi açılacağına karar vermelidir. Anlaşmalı boşanma davası prosedürü ile çekişmeli boşanma davası prosedürü başta davanın süresi olmak üzere birbirinden çok farklı prosedürlere tabidir. Bir anlaşmalı boşanma davası bir günde sonuçlanabilirken çekişmeli boşanma davası 1 yıl veya 5 yılda da sonuçlanabilmektedir.

Kaldı ki anlaşmalı boşanma davalarında bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanıp mahkemeye sunulması gerekmekte iken çekişmeli boşanma davalarında hiçbir protokole gerek yoktur. Ancak burada çekişmeli boşanma davası açılmış ve devam ederken tarafların boşanma konusunda anlaşarak çekişmeli boşanma davasını anlaşmalı boşanma davasına dönüştürme hakları bulunduğunu da hatırlatmak gerekir.

Boşanma davası kanunda belirtilen ve Yargıtayın kabul ettiği sebeplere dayanılarak açılabilir.

Boşanma Sebepleri

            4721 sayılı Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri belirtilmiştir. Boşanma sebepleri genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılmıştır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ile anlaşmalı boşanma genel boşanma sebepleridir. Zina sebebiyle boşanma, hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış, küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk sebebiyle boşanma, akıl hastalığı nedeniyle boşanma ise özel boşanma sebepleridir.

  • Zina sebebiyle boşanma

            Evlilik birliği içerisinde olan taraflardan birinin evlilik birliği dışından biriyle cinsel ilişkiye girmesine zina adı verilir. Öncelikle Türk hukuk sistemimizde zina suçunun yer almadığını belirtelim. Ancak elbette ki zinanın bir suç olmaması boşanma davası sebebi olmadığı anlamına gelmemektedir. Zina özel boşanma sebeplerinden biridir.

            Zina yapıldığının kabul edilebilmesi için öncelikle boşanma davası açan kişi ile eşinin gerçek bir evlilik birliği içerisinde olması gerekir. Eşlerin o dönemde ayrı yaşaması zinanın oluşmadığı anlamına gelmez. Neticede ayrı yaşasalar da taraflar evli ise eşlerden birinin üçüncü kişi ile cinsel ilişkiye girmesi zina yapıldığını gösterir. Yine zinanın söz konusu olabilmesi için eşlerden birinin eşi dışında başka biriyle cinsel ilişkiye girmiş olması şarttır. Cinsel ilişkiye girilmemesine rağmen taraflar mesajlaşmış, buluşmuş, fiziksel temasta buluşmuş olsalar dahi cinsel ilişki yoksa zina da yoktur. Bu nedenlerle zina nedeniyle boşanma davası açılamayacaktır. Ancak bu haller söz konusu ise eş hiçbir şekilde boşanma davası açamayacak denilemez. Eş her halde evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesine dayanarak boşanma davası açabilecektir.

            Son olarak zinanın söz konusu olması için zina yapan eşin kusurlu olması gereklidir. Kusurlu kabul edilebilmesi için ise yaptığının cinsel ilişki olduğunu anladığı, bu cinsel ilişkiyi istediği, bu cinsel ilişkiyi üçüncü kişi ile yaptığını anladığı halde kusur söz konusu olur. Örneğin bir kişi cinsel ilişkiye girmemesi halinde öldürüleceği şeklinde bir tehditle karşı karşıya kalması nedeniyle cinsel ilişkiye girmek zorunda kalmışsa bu durumda kusur olmayacağından zina oluşmaz ve dolayısıyla eşi tarafından zina sebebiyle boşanma davası açılamaz.

Aldatma Nedeniyle Boşanmada Delil ve İspat

            Zina yapıldığının ispatı her türlü delille mümkündür. Elbette ki suçüstü hali çok kuvvetli bir delildir ancak kuvvetli ve inandırıcı delillerle zina ispat edilebilir. Zina nedeniyle boşanma davası açan eşin de zina yaptığının ortaya çıkması halinde dava reddedilecek midir? Burada davanın asla düşmeyeceğini ve devam edeceğini belirtmemiz gereklidir. Zira davacının zina yapması zina nedeniyle boşanma davası açamayacağı anlamına gelmez. Hakim zina sebebiyle açılan boşanma davasında ortak hayatın çekilemez hale gelip gelmediğini araştırmaksızın boşanmaya karar verir.

            Zina yapılmasından sonra eş zina yapan eşi affetmişse bu durumda affettikten sonra zina sebebiyle boşanma davası açamayacaktır.

            Bir eş zina sebebiyle boşanma davası açmasına rağmen dava reddedilirse, başka bir nedene dayanarak boşanma davası açabilir. Örneğin eş evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesine dayanarak, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açabilecektir.

Zina yapıldığını öğrenen taraf, öğrenme tarihinden itibaren altı ay ve her halde beş yıl içinde eşine karşı zina nedeniyle boşanma davası açmak zorundadır.

  • Hayata kast pek kötü muamele onur kırıcı davranış

            Türk Medeni Kanununun 162. Maddesinde hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası konusu düzenlenmiştir. Eşlerden biri diğer tarafın hayatına kast etmişse yani öldürmeye teşebbüs etmişse veya pek kötü veya onur kırıcı davranışta bulunmuşsa bu halde diğer taraf hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açabilecektir.

            Hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açan taraf bu boşanma nedenini ispat etmek zorundadır. Ayrıca karşı tarafın kusurlu olması gereklidir. Pek kötü muameleye örnek olarak eşin normal olmayan cinsel ilişkiye zorlanması gösterilebilir.   Hakim bu nedenle açılan boşanma davasında ortak hayatın çekilemez hale gelip gelmediğini araştırmaz. Yani hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış filli ispatlanması halinde boşanmaya karar verilir.

            Eş, hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış gerçekleştikten sonra bu davranışları affetmişse artık bu nedenlerle boşanma davası açamaz yani eşin dava hakkı düşer. Ancak eş farklı nedenlerle örneğin ortak hayatın çekilemez hale gelmesi gerekçesine dayanarak boşanma davası açabilecektir. Ayrıca dava sürelerinin geçmesi halinde de dava açılamayacaktır. Hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış nedeni ile ilgili ayrıca bir ceza davası bulunması halinde aile mahkemesi hakimi ceza davası dosyasını da inceler, bu dosyada tanıklar bulunması halinde tanıkların da dinlenilmesine karar verebilir. Yine bu boşanma davası sebebinde de ortak hayatın çekilmez hale geldiği araştırılmaz ve dava ispatlanırsa boşanmaya karar verilir.

            Hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış fiillerinden birinin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her halde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılabilir.

  • Suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma

            Türk Medeni Kanununun 163. Maddesinde küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası konusu düzenlenmiştir. Hakim küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açılması halinde somut olayın özelliklerine göre nedenin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirecek ve karar verecektir. Boşanma davası açılması için bu iki nedenden herhangi birinin gerçekleşmiş olması yeterlidir.        Madde metninde küçük düşürücü suç ifadesine yer verilmiştir ancak Türk ceza kanununda küçük düşürücü suçlar şeklinde bir ayrım söz konusu değildir. Bu nedenle ahlak kurallarına aykırı ve utanç duygusu yaratan yüz kızartıcı nitelikte suçların işlenmesi halinde bu boşanma sebebi ortaya çıkacaktır.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Velayet Değiştirme Davası

            Küçük düşürücü suç işlenmesi nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için karşı tarafın bu suç nedeniyle kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunması şartı söz konusu değildir. Küçük düşürücü suç işlendiğini iddia eden davacı eş boşanma davası devam ederken bu iddiasını ispatlaması halinde hakim boşanmaya karar verir.

            Haysiyetsiz hayat sürme toplumun düşüncelerine göre şekillenen bir kavramdır. Ahlaksız bir işle uğraşan örneğin genelev işletmesi yapan eşe karşı haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayanarak boşanma davası açılabilir. Haysiyetsiz hayat sürme kelimesinde görüldüğü gibi haysiyetsiz hayatın hala süregelmesi gerekmektedir. Yani eşin sürekli olarak bu hayatı devam ettirmesi gereklidir.

            Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası nispi boşanma nedenlerindendir. Bu nedenledir ki sırf haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açılamaz. Boşanma davası açılması için ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi şartı aranır. Hakim ortak hayatın davacı için çekilmez hale gelip gelmediğini, birlikte yaşamanın beklenip beklenmediğini araştıracak tanık dinleyecek ve ortak hayatın çekilmez hale geldiğine kanaat getirirse boşanmaya karar verecektir.

  • Terk sebebiyle boşanma

            Türk Medeni Kanununun 164. Maddesinde terk sebebiyle boşanma davası konusu düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca, terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için eşlerden birinin haklı bir neden olmadan orta konuta altı ay dönmemesi gereklidir. Veya eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğer eşi altı ay terk etmesi gerekir. Bu hallerden birinin mevcut olması halinde ve terk durumu halen devam ediyorsa terk eden eşe mahkeme tarafından ihtar gönderilir. Eğer ihtar sonucu durum değişmemişse terk edilen eş boşanma davası açabilir.

            Bir eş evini terk etmemiş ancak diğer eşini evi terk etmeye zorlamışsa bu durumda evi terk etmeyen ve eşinin eve dönmesini engelleyen eş terk etmiş sayılır ve bu eşe karşı terk sebebiyle boşanma davası açılabilir.

Eşin Evi Terk Etmesi

            Terk sebebinin oluşması için terk eden eşim evlilik birliğinin kendine yüklediği görevleri yapmamak için ortak konutu terk etmesi gereklidir. Ancak evlilik birliğinin yüklediği görevler her toplumdan topluma değişebildiği gibi her aileden aileye de değişiklik göstermektedir. Bu nedenledir ki terk sebebiyle boşanma davası açıldığında hakim toplumun ve özellikle de o ailenin özelliklerini dikkate alacak davalı eşin ortak konutu terk etmesinin amacının evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevlerden kurtulmak amacıyla mı gerçekleştirdiğini değerlendirip sonuca göre karar verecektir.

Haklı sebeplerle ortak yaşanılan evden ayrılma boşanma davası sebebi oluşturmaz. Örneğin eş tedavi için hastanede yatıyorsa veya yakınlarını ziyaret için evden ayrılmışsa haklı sebepler olmadan evden ayrılma söz konusu olmadığından terk fiili oluşmamıştır.

            Belirtmiş olduğumuz gibi terk durumunun en az altı az sürmesi gerekmektedir. En az altı ay süren bir terk durumu söz konusu değil ise terk sebebiyle boşanma davası açılamaz.

Eşlerin mahkeme kararı ile ayrı yaşamasına karar verilmiş olabilir. Yani eşlerden biri mahkemeye başvurarak ayrı yaşamaya karar verilmesini talep etmiş ve mahkeme bu talebi kabul etmişse artık haklı neden ortada olmadığından terk sebebiyle boşanma davası açılamayacaktır. Ayrılık davasının reddedilirse ret kararının kesinleşmesinden itibaren dört ay içinde terk nedeniyle diğer eşe karşı ihtar çekilemez. Dört ay geçmişse terk nedeniyle ihtardan itibaren iki ay geçmeden de terk nedeniyle boşanma davası açılamayacaktır.

Ayrıca ihtar gönderilen eşin ortak konuta dönmesi için yol masrafı gerekiyorsa bu masrafında konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekmektedir.

            Yargıtay bir kararında iki ay cinsel ilişki kurulmamasının davalıyı ayrı yaşamaya haklı kıldığı şeklinde bir karar vermiştir. ( 2. Hukuk Dairesi’nin 2000/2705 Esas, 2000/4650 Karar sayılı kararı)

  • Akıl hastalığı sebebiyle boşanma

            Türk Medeni Kanununun 165. Maddesinde akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası konusu düzenlenmiştir. İlgili madde hükmü uyarınca, eşlerden birinin akıl hastası olması halinde ve bu akıl hastalığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi halinde bu nedenle ortak hayat çekilmez hale gelmişse eş akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açabilir.

            Bilindiği üzere evlilik birliğinden önce akıl hastalığı söz konusu ise zaten evlilik yapılamayacaktır. Ancak her nasılsa eşler evlenmiş ise bu evlilik mutlak butlana batıldır. Burada bahsetmiş olduğumuz konu ise evlilik birliğinin kurulmasından sonra eşlerden birinin akıl hastalığına yakalanması halidir. Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için akıl hastalığının iyileşemeyecek düzeyde olduğunun sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi gereklidir.

  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması

            Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası konusu düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca eşlerden biri için evlilik birliği ortak hayatın birlikte devam ettirilmesi kendisinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılabilir. Yani eşlerden birinin evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilmesi için her iki şartın birlikte gerçekleşmesi gereklidir. Bu şartlar; evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve ortak hayatın çekilmez hale gelmesidir.

            Ufak tefek tartışmalar evlilik birliğinin temelinden sarsılması koşulunun gerçekleşmesine neden olmaz. Tartışmaların şiddetli olması veya tartışma olmasa da birtakım nedenlerle birliğin darbe alması ve ortak hayatın devam ettirilmesinin eşlerden beklenememesi gereklidir. Örneğin kısırlık, eşlerden birinin kokması tek başına boşanma sebebi olamaz.

            Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi konusunda hakimin takdir yetkisi vardır. Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi durumu, sadece eşlerden birinde söz konusu ise de evlilik birliğinin temelinden sarsılması ( şiddetli geçimsizlik ) nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Evliliğin Temelinden Sarsılması ve Tarafların Kusuru

            Evlilik birliğinin temelinden sarsılması boşanma nedeni kusura bağlı bir boşanma nedeni değildir. Ortak hayatın çekilemez hale gelmesinde eşlerden her ikisinin de kusuru olabileceği gibi yalnızca davalı eşin kusuru da olabilir. Ancak Davacı eşin kusuru davalı eşin kusurundan ağır is davalı davaya itiraz edebilir.

            Evlilik birliğinin teminden sarsılması halleri Yargıtay kararları ile şekillenmiştir. Bunlarda birkaçı; eşi itmek, eşi dövmek, eşin akrabasını dövmek, eşi evden kovmak, cinsel ilişki kuramamak, üvey çocukları dövmek, eşini sevmediğini söylemek veya başkasını sevdiğini söylemek, eşi tedaviye götürmeden üfürükçüye götürmek, eşi tehdit etmek, eşin cebinden habersiz para almak, hiç yıkanmamak, zorla ters ilişki kurmak, çok cimri olmak, ölümle tehdit etmek, çift cinsiyetli olmak, cinsel ilişkiden kaçınmak, kumar oynamak, çocukları çok dövmek,  Bu nedenler sınırlı olmayıp her somut olaya göre hakim evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştıracaktır.

  • Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanma

            Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinin 4. Fıkrasında ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanma dava şartları belirtilmiştir. İlgili madde hüküm uyarınca; eşlerden biri boşanma sebeplerinden biri ile dava açmış ve davası reddedilmiş ise boşanma davasının reddedilmesinin üzerinden en az üç yıl geçmesine rağmen eşler ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve bu nedenle boşanmaya karar verilir. Birden fazla boşanma davası açılmışsa bu davaların ilk kesinleşenine dayanılarak süreler işletilebilir. Eşlerin maddi ve manevi tazminat, nafaka vs. talepleri olması halinde kusurların belirlenmesi gerekmektedir. Önceki davada belirlenmemiş ise veya yeni olgular ortaya çıkmış ise ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanma davası sırasında deliller toplanacak, tanıklar dinlenecek ve kusur belirlenerek karar verilecektir.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Ayrılık Davası

            Boşanmaya ilişkin dava açmaya hakkı olan eş dava açmayıp ayrılık davası da açabilir. Mahkeme bir yıl ile üç yıl arasında ayrılık kararı verebilir. Ortak hayat bu ayrılık kararına rağmen kurulamazsa taraflardan biri boşanma davası açabilir. Ayrılık davası açan eş eşinin düzelmesi ve haksız tutumlarından vazgeçmesi için bir süre ayrı yaşamak istiyor olabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası

            Türk Medeni kanununun 163. Maddesinin 3. Fıkrasında anlaşmalı boşanma davası prosedürü düzenlenmiştir. İlgili madde hükmü uyarınca; anlaşmalı boşanma davası açabilmek için evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Evlilik birliği en az bir yıl sürmüş ve eşler birlikte boşanmak için başvurmaları halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilecektir. Yani bu halde mahkeme evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını başka delillerle incelemeyecek bu konuda bir araştırma yapmayacaktır. Bir yıllık süre nikah tarihinden itibaren başlar. Boşanma davasında mahkeme dosyasına tarafların nüfus kayıt örnekleri getirtilir. Bu nüfus kayıt örneklerinden süre anlaşılacaktır.

            Anlaşmalı boşanma davası bir eş tarafından da açılabilir. Ancak diğer eşin davayı kabul etmesi halinde boşanmaya karar verilebilir.

Anlaşmalı Boşanma Şartları

            Anlaşmalı boşanma davası hakimi eşleri mahkemede bizzat dinler. Eşlerin gerçek iradelerinin boşanma yönünde olup olmadığının tespiti açısından bizzat dinleme önem arz etmektedir. Bu kural her anlaşmalı boşanma davasında uygulanır yani kesindir. Çünkü bir eş üçüncü kişilerin baskısı ile boşanma davasını kabul etmiş olabilir. Bu nedenle mahkeme her iki tarafında boşanma arzusu içinde olup olmadığını kendi ağızlarından dinler ve buna göre karar verir.

            Anlaşmalı boşanma davasının kabul edilmesi için tarafların bir protokol düzenlemeleri gerekmektedir. Bu protokolde boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumuna ilişkin düzenlemeler bulunmalıdır. Bu husus mahkemede sözlü olarak da dile getirilebilir ancak davanın kısa sürmesi, sözlü anlaşmanın bozulması ve taraflardan birinin vazgeçmesinin önüne geçilmesi açısından yazılı bir protokol hazırlanması çok önemlidir. Bir avukat yardımıyla hazırlanacak protokol ileride oluşabilecek hak kayıplarını önleyecektir. Bu protokol yani anlaşma hakimin onayına bağlıdır. Hakim anlaşmada bir değişikler yaparsa eşlerin değişikliği kabul etmeleri gereklidir. Kabul etmezlerse anlaşmalı boşanma davası kabul edilmez. Örneğin çocuğun masraflarının yarı oranında paylaşılacağı şeklinde bir anlaşmayı hakim kabul etmez. Çünkü anlaşılan bedelin belirli olması icra takibine konu edilebilmesi gerekir. Hakim burada taraflara bir yıllık bedelin ne kadar olabileceği konusunda anlaşmalarını ister. Taraflar bir bedel belirlerlerse anlaşmalı boşanma gerçekleşir ancak bedel konusunda anlaşamazlarsa boşanma çekişmeli boşanmaya dönüşür. Protokolde yoksulluk ve iştirak nafakaları bedellerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Yani toplam 1.000,00-TL aylık nafaka ödenmesi şeklinde bir madde hakim tarafından onaylanamaz. Bu örnekler gibi karşılaştığımız yüzlerce örnek gösterebiliriz.

Çekişmeli Boşanma Davası

            Eşlerin evlilik birliğinin devam edip etmemesi, nafaka, velayet, tazminat konuların biri veya birkaçında anlaşmaya varamamaları halinde çekişmeli boşanma davası açılabilir. Çekişmeli boşanma davası açan tarafın karşı taraf ile hiçbir konuda anlaşmasına gerek yoktur zira mahkemede taleplerini dile getirecek, delilleri ortaya koyacak ve tanıkları dinletecektir. Çekişmeli boşanma davası bir avukat ile açılmak veya davalı konumunda iseniz vekil ile takip etme zorunluluğunuz yoktur. Ancak dava sonunda davacı iseniz davanızın kabul edilmesi, davalı iseniz de yüksek tazminat bedelleri ve istemediğiniz sonuçlarla karşılaşmamanız açısından bir avukat aracılığı ile davayı takip etmeniz çok önemlidir.

            Çekişmeli boşanma davasının sebepleri, boşanma davası nasıl açılır, boşanma davası sebepleri başlıklar halinde açıklandığından başlıkları inceleyebilirsiniz.

Boşanma davası nasıl açılır?

            Boşanma davası dava dilekçesinin adliyede bulunan hukuk tevzi bölümüne teslim edilerek mahkeme harcının ödenmesi ile açılabilir. Dava dilekçesinde mahkemenin adı yani hangi mahkemede dava açıldığı, davacı ile davalının adı soyadı, adresleri ve T.C. Kimlik numaraları, tarafların avukatı varsa avukatlarının adı soyadı ve adresleri, malvarlığına ilişkin davalarda dava konusunun yani dava konusunun değeri, iddia edilen her bir olayın hangi delillerle ispat edileceği, iddia edilen olayların sıralı bir şekilde yazılması, hukuki nedenler, boşanma davası sonucunda ne talep edildiği hususlarının açık ve anlaşılır biçimde boşanma davası dilekçesine yazılması gerekmektedir. Davada bir vekil olsa dahi tarafların adresleri dava dilekçesinde yazılmak zorundadır. Zira hakim tarafından davada sosyal ve ekonomik durum araştırmasına karar verdiğinde bu adrese göre işlem yapılacaktır.

Boşanma davası ne kadar sürer?

            Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer; çekişmeli boşanma davası davada tespit edilen delillere, davanın açıldığı yere, mahkemeye sunulan boşanma nedenine göre değişiklik göstermektedir. Davada belirtilen deliller başka bir yerden getirilmesi gerekiyorsa delillerin toplanması beklenir. Ayrıca dava yüksek nüfuslu illerde İstanbul, Ankara gibi illerde açılmışsa az nüfuslu illere göre daha uzun sürebilmektedir. Çekişmeli boşanma davaları bir yıl sürebildiği gibi daha uzun yıl da sürebilmektedir.

            Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer sorusunun cevabı da davanın nerede açıldığı, yani mahkemenin iş yoğunluğu ve boşanma davasının içeriği ile yakından ilgilidir. Bu nedenle net bir tarih verilmesi doğru olmaz. Anlaşmalı boşanma davası şartları tamamen sağlanmışsa yani evlilik tarihinden itibaren en az bir yıl geçmiş ve taraflar boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmaya varmışlarsa davanın açıldığı yer ile boşanmanın aciliyeti davanın süresi belirlemektedir. Örneğin eşlerden birinin acilen yurt dışına çıkacaksa bu durumu belgelemesi halinde daha hızlı karar alınabilmektedir. Asgari ve azam süreler verilmek gerekirse doğru mahkemede dava açılırsa bir günde dahi boşanma kararı alınabilmektedir.

Boşanma için gereken evraklar

            Anlaşmalı boşanma için gerekli evraklar anlaşmalı boşanma protokolü örnekleri internette sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu protokoller taraflarca eksik veya yanlış hazırlanması davaların reddine yol açmakta veya taraflar boşansalar da boşanmanın sonuçlarından olan nafaka, tazminat, velayet konularında istenmedik sonuçlar doğmasına neden olmaktadır. Bu nedenlerle bir avukata başvurulması çok büyük önem arz etmektedir. Yine de davanızı kendiniz açmak istiyorsanız boşanma için gereken evraklar şunlardır;

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Evlilik İptali Davası

Öncelikle bir dava dilekçesi hazırlanmalıdır. Dava dilekçesinde dilekçede bulunması zorunlu unsurların tamamı bulunmalıdır. Dilekçede bulunması gereken zorunlu unsurlar bulunmadığı takdirde davanın reddi ile karşılaşabilirsiniz. Dava dilekçesi ekinde nüfus cüzdanı fotokopisi eklenmelidir. Anlaşmalı boşanma davası açılıyorsa anlaşmalı boşanma protokolü dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulmalıdır. Çekilmeli boşanma davası açılıyor ise protokole ihtiyaç yoktur. Anlaşmalı boşanma davası ise tebligatların erken alınması için öne alım dilekçesi verilmesinde fayda vardır. Bu şekilde hızlı sonuç elde edilebilir.

Boşanma davasında tanığın bildirilmesi

Çekişmeli boşanma davasında tanıklar mahkemeye bildirilmelidir. Bunun için bir tanık listesi dilekçesinin mahkemeye sunulması gerekmektedir. Boşanma davasında herkes tanık olabilir. Tanık mahkemede sözlü olarak dinlenir. Ancak istisnai bazı durumlarda yazılı olarak sorular sorularak cevapları istenebilir. Tanık çağrıldığı mahkemeden başka bir ilde yaşıyor ise bulunduğu mahkemede talimat gönderilerek tanık bulunduğu mahkemede dinlenebilir.

Telefon kayıtlarının toplanması

Mesajlarla ilgili bir delil bulunmakta ise ilgili gsm operatörlerinden mesajın atıldığı gün ve saatin bildirilmesi talep edilebilir.

Sosyal medya hesapları delil dökümleri

Eşin sosyal medya hesapları var ise sosyal medya hesaplarının dökümü çıkarılarak dosyaya sunulabilir. Sosyal medya hesabında fotoğraflar, yer bildirimleri, videolar bulunabilir. Davacı veya davalının iddiasını ispatlaması veya bir iddiayı çürütmesi açısından sosyal medya hesapları önemlidir.

Whatsapp yazışmaları dökümleri

Whatsapp yazışmaları var ise whatsapp yazışmaları dökümleri çıkarılarak mahkemede bilirkişi tarafından incelenmelidir. Whatsapp yazışmaları aldatma, tehdit gibi iddiaların gerçek olup olmadığı bakımından çok önemli delil niteliğine sahiptir. Davacı eş tehdit edildiğini iddia ediyor ise whatsapp mesajlarından iddiasını ispatlayabilir.

Ses kayıtlarının sunulması

Özel hayatının gizliliğini ihlal suçunun oluşması bakımında ses kayıtlarının alınıp dosyaya sunulması konusu önem arz etmektedir. Çoğu zaman aldatılan eş gizli ses kayıtlarını almakta ve cezai müeyyide ile karşı karşıya kalabilmektedir. Ancak Yargıtay ortak konuta ses kayı cihazı yerleştirilerek ses kaydı alınması ve kayıtların mahkemeye sunulmasını geçerli bir delil olarak saymıştır.

Fotoğraf ve kamera kayıtları

Fotoğraf ve kamera kayıtları genellikle aldatma durumunun tespitinde çok önemli delil değerine sahiptir. Dava konusu ile ilgili olması şartıyla fotoğraflar ve kamera kayıtları mahkemece delil olarak değerlendirilir.

Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir?

            Boşanma davası sırasında tedbiren olmak üzere ve boşanma davası sonunda kalıcı olarak velayetin kimde kalacağı belirlenir. Boşanma davasında velayetin annede veya babada mı kalacağı kanunda belirtilmemiştir. Velayetin kimde kalacağı hakim tarafında çocuğun menfaatleri gözetilerek belirlenir. Çocuğun kendini ifade edebilecek yaşlarda olması halinde dava sırasında çocuk da dinlenir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hangi sebeple boşanıldığı, çocuğun kişilik özellikleri yaşı velayetin geçici ve kalıcı olarak kimde kalacağını belirler.

Hakim kararın önce bir pedagog veya psikolog yardımı ile çocuğu dinler ve uzman görüşünü alır. Önemli olan çocuğun yüksek menfaatidir. Velayet kararı kesin değildir yani velayet kararı verildikten sonra çocuk iyi bakılmamış, hakları ihlal edilmişse karşı tarafın velayet davası ile karşılaşılabilir.

Boşanma Davasında Nafaka

            Nafaka, boşanma davası devam ederken veya boşanma davasından sonra eşine ve çocuklarına ödediği bedeldir. Boşanma davasının kesinleşmesinden sonra yoksulluğa düşen eşe ödenen nafaka bedeline yoksulluk nafakası denir. Çocuğun velayeti almayan eşin velayeti alan eşe ödediği bedele ise iştirak nafakası denir.

Yoksulluk Nafakası

            Yoksulluk nafakası kararı verilebilmesi için yoksulluk nafakası talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması yeterlidir. Ancak yoksulluk nafakası talep eden tarafın kusursuz olması gerekli değildir.

            Yoksulluk nafakası kararı verilebilmesi için yoksulluk nafakası talep eden tarafın yoksulluğa düşecek olması gereklidir. Her dosyada yoksulluk nafakası talep eden tarafın boşandıktan sonra ve boşanma davası devam ederken ekonomik durumu araştırılır ve buna göre karar verilir. Boşanma davası devam ederken hükmedilen nafaka tedbir nafakasıdır. Boşanma davası kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası verilir. Yoksulluk nafakası ancak talep edilirse verilebilir. Yani mahkeme kendiliğinden nafaka kararı vermez.

            Boşanma davası kesinleştikten sonra da yoksulluk nafakası talep edilebilir. Ancak bu talebin kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılmış olması gereklidir.

Yoksulluk Nafakası Miktarı

            Kanunda nafaka miktarı konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkeme tüm delilleri toplar her iki tarafında ekonomik durumlarını araştırır ve buna göre karar verir. Bu nedenle aylık 100-TL nafaka bedeline hükmedilebildiği gibi 100.000-TL nafaka bedeline de hükmedilebilir. Nafaka alacaklısı öldüğünde, evlendiğinde veya sürekli bir işte çalışmaya başladığında ya da nafaka alacaklısı haysiyetsiz bir yaşam sürdüğünde nafaka sona erer. Nafaka alacaklısı haysiyetsiz yaşam sürdüğü gerekçesiyle nafakanın sona ermesi için dava açılması gerekmektedir.

            Taraflar arasında anlaşmalı boşanma davası açılacaksa yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası bedelleri anlaşmalı boşanma protokolünde ayrı ayrı yazılmalıdır. Ayrı ayrı bedellerin yazılmaması halinde hakimin müdahalesi ile karşılaşılabilir.

            Boşanma davasından sonra açılacak nafaka davası nafaka alacaklısının veya nafaka borçlusunun yerleşim yerinde açılabilir. Daha önceden nafakaya hükmedilmiş ancak nafaka bedelinin artırılması veya azaltılması isteniyorsa yine bu mahkemelerde nafaka davası açılabilir.

            İştirak nafakası çocuğun barınma, eğitim, beslenme, sağlık gibi ihtiyaçlarının karşılanması bakımından önemlidir. İştirak nafakasına talep olmadan karar verilebilir ancak yoksulluk nafakasına karar verilebilmesi için talep şarttır.

Boşanma Avukatı İstanbul

            Avukat Çağla Yılmaz İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak İstanbul ilinde boşanma davaları konusunda vekillik görevini sürdürmektedir. İstanbul Medipol Üniversitesinde doktora eğitimi devam etmektedir. Hukuki soruların ve danışmanlık için iletişim formundan iletişime geçebilirsiniz.

Boşanma davası masrafları

            Çekişmeli boşanma davası masrafları boşanma davasının türüne ve talep edilen miktarlara göre değişiklik gösterir. Davada tazminat talep ediliyor mahkeme bilirkişi atayacak veya velayet talep ediliyorsa mahkeme pedagog atayacaktır. Tanık dinletilecekse tanık ücreti ödenmelidir. Bunlar da ayrı ayrı ücret ödenmesini gerektirecektir. 2015 yılında ortalama olarak boşanma davalarında

            Anlaşmalı boşanma davasında ise çekişmeli boşanma davasına oranla masraflar çok daha az olmaktadır.

Boşanma avukatı ücretleri

            Boşanma avukatı ücretleri avukat ile boşanma davası tarafının karşılıklı anlaşmasına göre belirlenir. Zira her dava birbirinden farklıdır ve her davanın süresi, aşamaları, dilekçelerin içeriği birbirinden farklılık göstermektedir. Bu nedenledir ki her dava konusu ayrı değerlendirilmesi, dava konusuna göre bir bedel belirlenmelidir. Her yıl İstanbul Barosu tavsiye niteliğinde bir ücret tarifesi yayınlamaktadır. Ancak belirttiğimiz gibi bu ücretler kesin olmayıp avukat ile davanın tarafı arasında karşılıklı iradeler ile belirlenmektedir. Ortalama bir bedel belirmek gerekirse çekişmeli boşanma davaları 5.000-TL ile 10.000-TL arasında görüldüğünü söyleyebiliriz. Konu ile ilgili iletişim formunu doldurarak veya telefonla arayarak bilgi alabilirsiniz.

Avukat Çağla YILMAZ

2 thoughts on “Boşanma Davası Süreci

    1. Davanın özelliklerine göre avukatlık ücreti değişiklik göstermektedir. Bu nedenle iletişim formunda bulunan numarayı arayarak net bilgi alabilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir