Mirasın Reddi (Reddi Miras)

Mirasın Reddi (Reddi Miras)

Mirasın reddi, diğer bir ifadeyle reddi miras, miras bırakan kişinin vefatı ile birlikte yasal mirasçılarının ya da atanmış mirasçılarının, vefat eden kişinin tüm borç ve alacaklarıyla birlikte miras haklarını reddetmesi durumudur. Yasal ve atanmış mirasçılar miras bırakan kişinin yalnızca mal varlıkları ve alacaklarından değil aynı zamanda borçlarından da sorumludur. Bu durum miras bırakanın mal varlığından fazla borcunun olduğu durumlarda mirasçılar mirasın reddi diğer bir ifadeyle reddi miras yaparak bu borçtan kurtulma yoluna gidebilmektedirler.

Mirasın Reddi ( Reddi Miras) Nedir?

Miras hukukunda, yasal ve atanmış mirasçılara, mirası reddetme hakkı tanınmıştır. Mirasçılar, miras bırakanın her türlü alacak ve borçlarını reddederek miras hakkından imtina edebilmektedirler. Miras hukukunda, vefat eden kişinin ölümü ile birlikte miras kanunen mirasçılara geçmektedir. Bu noktada mirasçıların miras üzerinde herhangi bir irade sergilemeleri gerekmez. Mirasın mirasçılara geçmesi, yalnızca vefat edenin alacakları ve mal varlıkları şeklinde değil, aynı zamanda miras bırakanın borçlarını da kapsar. Mirasçılar açısından, miras üzerindeki sorumlulukları sadece tereke ile değil, kendi mal varlıkları ile de sorumludur. Mirasın reddinde mirasçıların, mirasın belirli bir kısmını reddetmeleri gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Örneğin miras bırakanın borçlarını reddedip alacaklarını kabul etme gibi bir durum söz konusu değildir. Yasal ve atanmış mirasçılar kayıtsız şartsız mirası tümüyle reddedebilirler.

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır? ( Reddi Miras Nasıl Yapılır)

Yasal veya atanmış mirasçılar açısından reddi miras hususu önemli bir konu olup mirasın borca batık olduğu durumlarda miras bırakan kişinin borçlarından sorumlu olmaları nedeniyle mirasçılar

bu borçtan sorumlu olacaklardır. Yasal veya atanmış mirasçılar iki şekilde reddi miras talebinde bulunabilirler. Mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmen reddi şeklinde reddi miras yapılabilmektedir.

Mirasın Gerçek Reddi Nedir Nasıl Yapılır?

Miras Hukuku 609. Maddesi uyarınca miras bırakan kişinin ikamet adresinde yer alan Sulh Hukuk Mahkemesine mirasçıların yapacağı bildirim ile mirasın gerçek reddi yapılmaktadır. Mirasçılar söz konusu reddi miras işleminde, mirası reddettikleri yönünde kayıtsız ve şartsız beyan ederler. Mirasın gerçek reddinin yapılabilmesi için miras bırakan kişinin vefat etmiş olması ve mirasın intikal etmiş olması gerekmektedir. Mirasın gerçek reddi herhangi bir şekil şartına bağlı olmayıp mahkemeye yazılı veya sözlü olarak yapılabilmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir Nasıl Yapılır?

Miras bırakan kişinin vefat tarihinde ödemeden aczi açıkça belirli ve resmen tespit edilmiş olması durumunda miras reddedilmiş sayılmaktadır. Mirasın hükmen reddinde şartların varlığı durumu söz konusu ise, herhangi bir irade açıklamasına gerek olmaksızın işlem yapılabilmektedir. Belirtilen şartların oluştuğu durumlarda kabul ve ret için herhangi bir süre öngörülmemiştir. Şartların tespiti mahkemeden herhangi bir zaman talep edilebilir. Ayrıca tereke alacaklısı konumundaki kişilerin açacakları davalarda da istenildiği zaman ileri sürülebilmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Şartları

  • Miras bırakan kişinin vefatı anında borçlarını ödemekten aciz durumda olduğu ve ödemeden aczinin açıkça belli olduğu durumlar

  • Borçlarını ödemeden aczinin resmen tespit edilmiş olduğu durumlar

Yukarıda belirtilen hallerde mirasçıların karine olarak söz konusu mirası reddettikleri kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda ayrıca Sulh Mahkemesine talep veya beyanda bulunmalarına gerek yoktur. Ancak dava yoluyla tespitinin sağlanmasına da engel bulunmamaktadır.

Mirasın Reddi Süresi Ne Kadardır?

Mirasın reddi hususunda merak edilen konulardan birisi de mirasın reddi süresi olmaktadır. Kanun mirasın reddi yapılabilmesi adına üç aylık bir hak düşürücü süre öngörmüştür. Bu süre miras bırakanın ölümünden veya mirasçıların mirasçı olduklarını öğrenmelerinden itibaren başlar. Mirasın reddinin yapılabilmesi için miras bırakanın vefat tarihi ya da mirasçıların mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içerisinde mirasın reddine ilişkin talepte bulunmaları gerekmektedir.

Reddi Miras İptal Edilebilir Mi?

Normal şartlarda reddi mirasın iptali söz konusu olmamaktadır. Fakat borçlar kanunu 24. maddesinde belirtilmiş olan yanılma, aldatma, korkutma, tehdit gibi unsurlar neticesinde mirasçının reddi miras yapması durumunda, reddi mirasın iptali talep edilebilmektedir. Mirasçının reddi mirası iptal ettirmek istemesi durumunda bunu dava yolu ile çözmesi gerekmektedir.

Mirasın Borca Batık Olması

Mirasın reddi ile ilgili genel olarak miras bırakan kişinin mirasının borca batık olması durumunda reddi miras yoluna gidilmektedir. Mirasın borca batık olması, miras bırakan kişinin alacağından daha fazla borcunun olduğunu ifade etmektedir. Borca batık miraslarda mirasçılar, miras bırakanın mirasını reddederek miras bırakan kişinin borçlarından kurtulmayı amaçlar. Mirasın borca batık olduğu durumlarda mirasın reddi yapılabilmektedir.

Reddi Miras Avukatı

Miras hukuku oldukça karmaşık olmakla birlikte, sonuçları açısından da önemli neticeler ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. O yüzden mirasa ilişkin hukuki itilaflarda uzman bir miras hukuku avukatı ile süreci yürütmek olası hak kayıplarını önlemektedir. Mirasın reddi, diğer bir ifadeyle reddi miras yapmak isteyen kişiler bu bağlamda hukuk büromuz ile iletişime geçerek miras hukuku alanında profesyonel destek alabilmektedirler.

Mirasta Saklı Pay

Mirasta Saklı Pay

Mirasta saklı pay kavramı, miras bırakan kişinin yasal olarak belirlenen mirasçılarından kaçırmasının mümkün olmadığı ve yasal olarak her mirasçıya düşen pay miktarını ifade etmektedir. Kimi zaman miras bırakan kişi, mirasçılar açısından haklarını zedeleyen tasarruflarda bulunabilmektedir. Bu gibi durumlarda kanun, mirasçıların saklı pay ile haklarının korunmasını sağlamak adına tenkis davası açabilmelerine olanak sağlamaktadır.

Mirasta Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, miras bırakan kişinin ölümünden evvel gerçekleştirdiği tasarruflardan mirasçıların belirli oranlarda korunmasını sağlayan yasal bir düzenlemedir. Bu bağlamda mirasçıların saklı pay hakları çerçevesinde mirasçılar kanun tarafından korunmaktadır.

Mirasta Saklı Paydan Kimler Yararlanabilir?

Yasal olarak miras paylaşımı yapılırken kanun zümre sistemi çerçevesinde bu paylaşımın yapılacağına hükmeder. Zümre sisteminde miras paylaşımı birinci zümre, ikinci zümre ve üçüncü zümre şeklinde ilerler. Miras bırakan kişinin vefatı halinde öncelikle miras paylaşımı birinci zümre arasında olacak olup yasal mirasçılar birinci zümreyi oluşturur. Birinci zümrede herhangi birisinin bulunmadığı durumlarda miras ikinci zümreye geçmektedir. Miras paylaşımı bu şekilde zümreler arasındaki hiyerarşiye göre yapılır. Mirasta saklı pay hakkından yararlanabilecek olan kişiler, birinci ve ikinci zümre mirasçılar olup ayrıca mirasbırakan kişinin eşinin hayatta olması durumunda eşi de saklı pay hakkından yararlanabilir. Mirasa ilişkin bu süreçte altsoyun, annenin ve babanın saklı pay oranları sabit olup, vefat eden kişinin eşinin saklı pay oranı kimlerle birlikte mirasçı olduğuna göre değişiklik göstermektedir.

Kardeşlerin Mirasta Saklı Pay Hakkı

Eski kanuna göre ölen kişinin kardeşleri de mirasta saklı pay üzerinden hak iddia edebilmekteydi. Önceki kanuna göre kardeş, ölen kişinin mirası üzerinden 1/8 oranında saklı pay hakkına sahipti. Fakat değişen kanunla birlikte ölen kişinin kardeşleri yasal mirasçı olmaktan çıkarılmanın yanı sıra saklı pay hakkı da ortadan kaldırıldı. Peki Kardeş mirasçı olamıyor mu?

Kardeşlerin saklı pay hakkı olmasa da mirasçı olmaları mümkündür. Bunun için ölen kişinin altsoyunun, anne ve babasının hayatta olmaması gerekir. Ancak bu şekilde kardeş ölen kişinin mirasçı olabilmektedir.

mirasta saklı pay oranları

Mirasta Saklı Pay Oranları

Mirasta saklı pay oranları hesaplaması hukuki açıdan eksik bilgi olması durumunda maddi olarak mirasçıların problem yaşamalarına sebebiyet verebilmektedir. Mirasta saklı pay oranları için doğru bir hesaplama yapılabilmesi açısından uzman bir miras avukatı tarafından destek alınması önerilir. Altsoyun mirasta saklı pay oranı, mirasın yarısı kadardır. Yani mirasbırakan kişinin mirasının yarısı altsoy mirasçıların saklı pay oranıdır. Anne ve babanın saklı pay oranları ise miras haklarının dörtte biri ( ¼ ) kadar olmaktadır. Bu oran anne ve babada her birinin miras hakkının dörtte biridir. Mirasbırakan kişinin eşinin sağ olması, altsoyu ve anne babasının yer aldığı mirasçılık durumunda ise mirasta saklı pay oranı, yasal mirasın tamamı, diğer durumlarda ise miras hakkının dörtte üçü ( ¾ ) kadardır.

Mirasta Saklı Pay İhlali Durumunda Ne Yapılması Gerekir?

Miras bırakan kişinin yaşamında yaptığı tasarruflar saklı pay ihlali durumlarında geçerli olmaktadır. Fakat mirasbırakan kişinin vefatı durumunda mirasçılar saklı pay ihlaline ilişkin tenkis davası açarak hakimden saklı pay üzerindeki haksızlığın giderilmesini talep edebilmektedir. Saklı pay ihlali neticesinde açılacak olan tenkis davası ile ilgili ayrıntılı bilgiyi “tenkis davası nedir tenkis davası nasıl açılır” yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Mirasta Saklı Paydan Men

Miras bırakacak olan kişi sağlığında “mirastan çıkarma – mirastan ıskat” davası ile mirasçılarını saklı paydan men edebilmektedir. Miras kanununa göre mirastan çıkarma belirli şartlara bağlanmıştır. Buna göre miras bırakacak kişi bu şartları sağlayarak mirasçılarını mirastan çıkarabilir. Mirastan ıskat işlemi yapılabilmesi için öncelikle mirasçının miras bırakacak kişi veya bu kişinin yakınlarına karşı ağır bir suç işlemiş olmalı veya miras bırakan kişiye ya da ailesine karşı aile hukukundan doğan sorumluluklarını yerine getirmemiş olmalıdır. Bu hususta açılacak olan “mirastan çıkarma” davası hakkında ayrıntılı bilgiyi mirasçılıktan çıkarma yazımızdan edinebilirsiniz.

Mirastan çıkarma davası neticesinde, mirastan çıkarılan kişiler saklı pay davası diğer bir ifadeyle tenkis davası açamamaktadırlar.

Vasiyetnamenin Mirasta Saklı Paya Etkisi

Miras bırakan kişi sağlığında vasiyetname veya miras sözleşmesi ile malvarlığının tamamında ya da bir kısmında tasarrufta bulunabilir. Bu tasarrufların geçerli olabilmesi için kanunda belirtilmiş yasal sınırların aşılmaması gerekir. Miras bırakan, mirasçıların yasal hakkı olan mirasta saklı pay oranlarına dokunmadan istediği tasarrufu kanuna uygun şekilde yapabilir. Mirasta saklı pay hakkının ihlal edildiği durumlarda bu hak sahipleri tenkis davası açarak mağduriyetin giderilmesini sağlayabilirler.

Muris Muvazaası ( Mirasta Hileli İşlem) Sonucunda Saklı Payın İhlali

Mirasta hileli satış,devir,bağış…gibi durumlar neticesinde, mirastan mal kaçırma maksadıyla yapılan işlemler mirasta saklı pay hakkına sahip mirasçıların mağduriyet yaşamasına neden olmaktadır. Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) durumunda, mirasçılar saklı pay ihlaline ilişkin yasal işlemleri başlatarak yaşadıkları hak kaybının giderilmesini sağlayabilirler.

mirasta saklı pay hesaplama

Mirasta Saklı Pay Hesaplaması Nasıl Yapılır?

Mirasta saklı pay konusunda hak kaybı yaşanmaması için “saklı pay nasıl hesaplanır” “Mirasta Saklı Pay Oranları” gibi hukuki anlamda teknik detayların bilinmesi gerekir. Daha önce değindiğimiz gibi mirasta saklı pay oranlarının tam olarak hesaplanabilmesi için kimlerin mirasçı olduğu, mirasçı sayısı, eşin yaşayıp yaşamadığı… gibi bir çok hususun hesaba katılması gerekmektedir.

Sağ kalan eş, altsoy ile birlikte mirasçı ise sağ kalan eşin miras payı ¼ altsoyun miras payı ise ¾ oranındadır. Bu durumda sağ kalan eşin saklı pay oranı tüm mirasın ¼ ‘ü yani miras hakkının tamamıdır. Altsoy için ise mirasta saklı pay oranı yasal miras payının yarısı olmaktadır. Yani 3/8 oranı altsoyun saklı pay oranı olacaktır.

Ölen kişinin anne ve babasının mirasçı olması ve eşin de sağ olması durumunda, ölen eşin miras hakkı tüm mirasın yarısıdır. Diğer yarısı da ölen kişinin anne ve babasının hakkı olmaktadır. Bu gibi bir miras paylaşımında mirasın yarısında söz sahibi olan anne ve babanın mirasta saklı pay oranı miras hakkının 1/4’ü yani tüm mirasın 1/8’i kadardır. Sağ kalan eşin saklı pay hakkı ise miras hakkının tamamı yani tüm mirasın yarısı kadardır.

Mirasçının yalnızca sağ kalan eş olduğu durumlarda (1. zümre 2. zümre 3. zümre olmadığı) miras hakkının tamamı sağ kalan eşindir. Sağ kalan eşin bu gibi bir durumda saklı pay hakkı ise mirasın 3/4’ü kadardır.

3. zümre mirasçılar ile kardeşlerin saklı pay hakları bulunmamaktadır. Fakat sağ kalan eşin 3. zümreden olan büyükanne veya büyükbabayla birlikte mirasçı olduğu durumlarda saklı pay oranı miras hakkının 3/4’ü kadar olacaktır. Yani tüm mirasın 9/16’lık kısmı saklı pay oranıdır.

Mirasta Saklı Payın Zamanaşımı Süresi

Mirasta saklı pay davası zamanaşımı süresine tabi değildir. Bunun yerine mirasta saklı payın ihlali durumu, hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Söz konusu hak düşürücü süre, saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıldır. Mirasta saklı payın ihlali durumunda mağdurun 1 yıl içerisinde tenkis davası açması gerekmektedir.

Mirasta Saklı Pay Davası Avukatı

Hukuk büromuz olarak miras hukuku konusunda deneyimli kadromuz ile, mirasta saklı pay ihlali ve tenkis davası süreçlerini profesyonel bir şekilde yürüterek mirasçıların saklı pay konusunda yaşadıkları itilafların giderilmesini sağlamak adına hizmet vermekteyiz. Bu noktada danışmanlık ve avukatlık hizmeti almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Mirasçılıktan Çıkarma (mirastan ıskat)

Mirasçılıktan Çıkarma (mirastan ıskat)

Mirasçılıktan çıkarma, miras bırakanın, kötü niyetli davranışları sebebiyle mirasçılarının hukuken hak kazandıkları miras payını engellemek istemesi, günümüzde sıklıkla rastlanan bir durumdur. Bu gibi durumlarda miras bırakan genellikle gerçek iradesini gizleyerek (muvazaalı şekilde) hareket etmektedir. Örnek vermek gerekirse, aslında bağış iradesiyle hareket edilmesine rağmen işlem satış gibi gösterilmektedir. Ne var ki bu işlemler hukuken geçersiz olduğundan miras bırakan gerçek amacına ulaşamamaktadır. Bu sebeple Türk Medeni Kanunu’nun 510-513. maddeleri arasında mirasçılıktan çıkarma işlemi düzenlenmiştir. İlgili kanun maddeleri uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde miras bırakanın, saklı paylı mirasçılarını mirasçılıktan çıkarması hukuken mümkündür.

Saklı Paylı Mirasçılar

Mirasçılıktan çıkarmanın şartlarına geçmeden önce saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu belirtmemiz gerekmektedir. Miras bırakanın anne-babası, altsoyu ve eşi saklı paylı mirasçılardır. Diğer mirasçıların saklı payı bulunmamaktadır. Bu sebeple miras bırakan saklı payı olmayan mirasçıların miras payı üzerinde tasarrufta bulunarak onları mirastan mahrum edebilmektedir.

mirasçılıktan çıkarma şartları mirastan ıskat şartları

Mirasçılıktan Çıkarma Şartları Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinde saklı paylı mirasçıların hangi hallerde mirasçılıktan çıkarılabileceği belirtilmiştir. Buna göre;

  1. Mirasçının miras bırakana yahut miras bırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini büyük ölçüde ihmal etmesi halinde mirasçılıktan çıkarma işlemi gerçekleştirilebilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus aile hukukundan doğan yükümlülüklerinin önemli ölçüde yerine getirilmemiş olunmasıdır.

  1. Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi durumunda, miras bırakan saklı paylı mirasçıyı mirasçılıktan çıkarabilmektedir. Bu şartın gerçekleşmiş sayılması için miras bırakanın mutlaka ceza alması şartı aranmamaktadır. Buna karşın saklı paylı mirasçının eyleminin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturması şarttır.

Yukarıda belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi mirasçılıktan çıkarma için yeterli olup iki şartın bir arada gerçekleşmesi gerekmemektedir. Bir diğer mirasçılıktan çıkarma nedeni ise mirasçının miras ödemeden aciz olması durumudur. Bu sebeple yapılan mirastan ıskat işleminin sonuçları diğer iki halden farklı olduğundan aşağıda ayrıca izah edilecektir.

mirasçılıktan çıkarma nasıl yapılır

Mirasçılıktan Çıkarma Nasıl Yapılır?

Miras bırakan ölüme bağlı tasarrufları (miras sözleşmesi, vasiyetname) ile saklı paylı mirasçılarından birisini mirasçılıktan çıkarabilir. Uygulamada çoğunlukla vasiyetname yolu tercih edilmektedir. Hangi ölüme bağlı tasarruf yolu tercih edilmiş olunursa olunsun mirastan çıkarma (ıskat) sebebi mutlaka ölüme bağlı tasarrufta belirtilmelidir. Iskat sebebinin belirtilmemesi durumunda mirastan çıkarma işlemi mirasçının saklı payı için geçerli olmayacaktır. Başka bir anlatımla mirasçı yasal miras payının tamamını alamayacak ancak saklı payı oranında mirasa hak kazanacaktır.

Mirasçılıktan Çıkarmanın Sonuçları

Mirastan usulüne uygun olarak çıkarılan kimse mirastan herhangi bir pay alamaz. Bu durumda mirasçının tenkis davası açması da mümkün değildir. Mirastan çıkartılan kişinin miras payı varsa altsoyuna, alt soyu yok ise diğer mirasçılara (eşit oranda) geçer. Mirastan çıkartılan kişinin miras payı alt soyuna geçeceğinden altsoyunun saklı pay için dava açma hakkı bulunmaktadır. Ancak mirastan çıkarmanın yapıldığı ölüme bağlı tasarrufta ıskat sebebinin belirtilmemesi halinde mirasçının saklı payı üzerindeki miras hakkı devam edecektir.

Mirastan Çıkarılan (Iskat Edilen) Kişinin İtiraz Hakkı

Mirastan çıkarılan kişinin tenkis davası açamayacağını belirtmiştik. Buna karşın mirastan çıkarılma işlemi vasiyetname ile yapılmışsa, mirastan çıkarılan mirasçının vasiyetnamenin açılmasından sonra vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı bulunmaktadır. Vasiyetnamenin iptali davası kişinin, işlemi, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren 1 yıl; her halükarda vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl içerisinde açılabilir. Diğer mirasçıların kötü niyetli olmaları, bilerek veya hile ile hak ihlaline sebep olmaları gibi istisnai durumlarda bu süre vasiyetnamenin açılmasından itibaren 20 yıldır.

Vasiyetnamenin iptali veya ıskat edilen mirasçının yasal miras payının tamamına hak kazanabilmesi için miras bırakanın mirastan çıkarma sebeplerinde açıkça yanılmış olması veya var olmayan sebeplerin varlığına inanması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/2-437 E., 2009/450 K. ve 21.10.2009 tarihli kararında bu hususa değinilmiştir.

Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Mirasçılıktan Çıkarma

Bir diğer mirasçılıktan çıkarma nedeni ise mirasçının borç ödemeden aciz bulunması halidir. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 513. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesi uyarınca miras bırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan alt soyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilmektedir. Görüldüğü üzere miras bırakan bu halde diğer mirastan çıkarma hallerinden farklı olarak mirasçısını ancak saklı payının yarısı oranında mirasçılıktan çıkarabilmektedir. Ancak bu durumda kalan yarı pay diğer mirasçılara değil, mirastan çıkarılan mirasçının doğmuş/doğacak altsoyuna özgülenmek zorundadır. Vasiyetname açıldığı zaman aciz vesikasının bir hükmü kalmamışsa veya aciz olunan tutar miras payının yarısını aşmıyorsa mirastan kısmi çıkarılma geçersiz olacaktır. Bu halde mirasçı miras payının veya saklı payının tamamını alabilir.

Aklınıza takılan sorular için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Miras Araştırması ( Ölen Kişinin Mal Varlığını Öğrenme)

Miras Araştırması ( Ölen Kişinin Mal Varlığını Öğrenme)

Mirasçılar açısından mirasbırakan kişinin mal varlığının araştırılması miras paylaşımının sağlıklı yapılabilmesi için en önemli hususlardan birisidir. Miras araştırması mirasın doğru bir şekilde paylaşılması adına taşınır veya taşınmaz mallar, ziynet eşyaları, nakit veyahut banka hesaplarındaki mevduatlar… gibi mirasa konu değerleri kapsamaktadır.

miras araştırması nasıl yapılır

Miras Araştırması Neden Yapılır?

Kimi zaman vefat eden kişinin mal varlığı tam olarak bilinmemektedir. Bu durumda miras paylaşımı sağlıklı olarak yapılmaz. Miras kalan kişiler açısından bu durum maddi ve manevi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Örneğin vefat eden kişinin mal varlığının araştırılması, mal varlıklarından birinin veya bir kısmının başka bir mirasçıya devredilip devredilmediği, mirastan mal kaçırma maksadıyla muris muvazaası gibi bir durumun söz konusu olup olmadığı… gibi durumları ortaya çıkabilmektedir.

Ayrıca miras araştırması çok sağlıklı olmayan tapu müdürlüğü sisteminden kaynaklanan yanlış kayıt veya tapuda kaydın görünmemesi gibi durumlarda mevcut mal varlığının bulunması adına yarar sağlamaktadır. Kimi zaman tapuda kayıtlı görünmeyen ya da tapuya yanlış şekilde kaydedilmiş mal varlıklarının akıbetinin öğrenilebilmesi için miras araştırması yapılması gerekir.

ölen kişinin malvarlığı nasıl öğrenilir

Ölen Kişinin Mal Varlığı Nasıl Öğrenilir?

Öncelikle vefat gerçekleştikten sonra bu durum nüfus kayıtlarına işlenir. Vefattan sonra yasal mirasçılar ya da atanmış mirasçılar veraset ilamı ( mirasçılık belgesi) için notere başvuru yapmalıdırlar. Noterden mirasçılık belgesi alınmaması veya alınan belgede mirasçıların tamamının bulunmaması durumunda dava yolu ile veraset ilamı alınmalıdır.

Mirasbırakan kişinin taşınmazlarına ilişkin tapu müdürlüklerinden yazılı başvuru ile bu taşınmazlar öğrenilebilmektedir. Fakat burada bilinmesi gerekir ki tapu kayıtlarındaki yanlışlıklar, tapu kaydında görünmeme, taşınmazın tapuda çıkmaması gibi durumlar ile karşılaşılabilmektedir. Bu noktada miras araştırması yapılabilmesi için bu konuda deneyimli bir miras hukuku avukatı tarafından destek alınması gerekecektir.

ölen kişinin mirasını öğrenme

Ölen Kişinin Mirasını Öğrenme

Her zaman mirasçılar tarafından mirasın tamamı bilinemeyebilir. Genellikle vefat eden kişiler ile mirasçılar arasındaki bağın kuvvetli olmadığı durumlarda mirasçılar, mirasın ne olduğuna tam olarak hakim olamazlar. Örneğin miras bırakan kişinin bankadaki parası, veya yıllar önce kooperatif ile aldığı unutulmuş bir arsa gibi değerler mirasçılar tarafından bilinemeyebilir. Böylesi durumlarda miras kalan kişilerin ölen kişinin mirasını öğrenme yoluna gitmeleri sağlıklı bir miras paylaşımı için gereklidir.

Diğer yandan mirasbırakan kişinin sağlığında yaptığı devir, bağış… gibi fiiller kimi zaman mirasta saklı pay, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) gibi davalara konu olabilmektedir. O yüzden miras araştırması eksiksiz ve doğru bir yollarla yapılmalıdır.

miras araştırması avukatı

Miras Araştırması Avukatı

Mirasın araştırılması sürecinde ölen kişinin mirasını öğrenme titizlikle yürütülecek bir takım hukuki adımları beraberinde getirmektedir. Bu süreçte doğru bir yol izlenmemesi miras alacağında hak kaybına sebebiyet verebilmektedir. O yüzden miras hukuku alanında deneyimli bir miras avukatı tarafından destek alınması yaşanacak hak kaybını önleyecektir. Bu hususta bizimle iletişime geçebilirsiniz.

MİRAS DAVASI VE MİRAS HUKUKU

MİRAS DAVASI VE MİRAS HUKUKU

Miras Davası Nedir?

Muris, yani miras bırakan ölümünden önce yapmış olduğu bir takım tasarruflarla, mirasçılarının miras paylarını almalarına engel olabilir. Ya da yine miras bırakanın ölümünden önce yapmış olduğu ölüme bağlı tasarrufların iptalini gerektirecek nedenler mevcut olabilir. İlk halde yani miras bırakanın yapmış olduğu tasarruflarla mirasçıların saklı paylarının karşılığını almalarının engellenmesi halinde mirastan mal kaçırma söz konusu olur ve miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisi talepli miras davası açılabilir. Kanunda bu husus miras davası olarak değil tenkis davası başlığı altında düzenlenmiştir. Tenkis davası açılmadan önce dava açacak mirasçının saklı paylı mirasçı olup olmadığının tespit edilmesi çok önemlidir. Zira tenkis davası saklı pay sahibi mirasçı tarafından açılmadığı takdirde miras davaları red ile sonuçlanacaktır. Saklı paylı mirasçılar Türk Medeni Kanunu ile Eski Türk Kanun Medenisinde farklı düzenlendiğinden miras bırakanın ölüm tarihi esas alınarak kimlerin saklı paylı mirasçı olduğu tespit edilecek ve miras davası bu sonuca göre açılacaktır. Dava Türk Medeni kanunu hükümlerine tabi ise saklı paylı mirasçılar; sağ kalan eş, miras bırakanın alt soyu ile ana ve babasıdır.

miras paylaşım süreci

Miras Paylaşım Süreci

Miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı Miras bırakan 01.01.2002- 10.05.2007 tarihleri arasında ölmüşse kardeşler saklı paylı mirasçıdır, ancak 10.05.2007 tarihinden sonra miras bırakan ölmüş ise kardeşler tenkis davası açamayacaklardır. aşması halinde saklı paylı mirasçı tarafından açılan tenkis davası şartların varlığı halinde mirasçının alacaklıları veya iflas idaresi tarafından da açılabilir. Bu miras davası şartları şu şekildedir; saklı payı zedelenen mirasçıya mirasın geçtiği tarihte bu mirasçıya karşı elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklısı mirasçıya tenkis davası açmasını ihtar eder. Bu ihtara rağmen mirasçı tenkis davası açmazsa mirasçının alacaklısı tenkis davası açabilir. Mirasçı iflas etmişse iflas idaresinin elinde mirasın geçtiği tarihte mirasçı hakkında ödemeden aciz belgesi varsa miras davası olarak tenkis davası iflas idaresi tarafından da açılabilir.

Miras bırakan 01.01.2002 tarihinde veya daha sonra vefat etmişse miras davası Türk Medeni Kanunu uyarınca görülür ve hükme bağlanır. Tenkis hesabında net terekenin hesaplanması önem arz etmektedir. Net tereke; terekenin aktifinden pasiflerin çıkarılması sonu elde edilen tereke miktarıdır. Net terekeden saklı paylar çıkarıldığında kalan malvarlığı üzerinde miras bırakan dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Ancak ölmeden önce miras bırakan tarafından yapılan tasarruflarla saklı paylı mirasçıların saklı paylarına tecavüz edildiğinden dava olarak tenkis davaları çokça karşımıza çıkmaktadır.

Muris Muvazaalari

Muris Muvaazası Hakkında

Miras bırakan mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ölümlerine yakın dönemde taşınmazlarını üçüncü kişilere veya başka mirasçılarına devretmeleri halinde muris muvazaası davası olarak dava açılabilir. Örneğin kız çocuklarının mirastan mal almamaları veya daha az almaları için muris muvazaasına sıkça rastlanmakta ve kız çocukları sonrasında dava açmaktadırlar.Zira miras davası olarak tenkis davası açılması için saklı payını alamayan bir mirasçının davacı olması gerekmektedir.

Miras bırakan ölmeden önce bazı mirasçılarından mal kaçırmak maçıyla tasarrufta bulunduğunda bedelsiz devir gerçekleştirmektedir veya gerçekte alınan bedel çok düşük olmaktadır. Tapuda bedel farklı gösterilmiş ancak gerçekte farklı bedel alınmış olabilir. Miras bırakanın asıl isteği bağışlama olmasına rağmen tapuda satış göstererek mirasçılardan mal kaçırması halinde bir dava olarak muris muvazaası davası açılabilir. Muris muvazasına dayalı tapu iptal ve tescil davası yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar veya evlatlıklar tarafından açılabilir. Ancak mirası reddeden kişiler, mirastan feragat sözleşmesi yapmak suretiyle mirası reddeden kişiler, mirastan ıskat yani çıkarılan kişiler miras davası açamazlar.

Son olarak önemle belirtmemiz gerekir ki miras bırakın hangi tarihte öldüğü, dava süresince uygulanacak kanunun belirlenmesi bakımından çok önemlidir. Zira miras bırakan belli bir tarihten sonra ölmüş ise Türk Medeni Kanunu, daha önce ölmüş ise Eski Türk Kanun Medenisi uygulama alanı bulacaktır. Bu iki kanun hükümleri birbirinden farklı olup özellikle zamanaşımı, saklı paylı mirasçıların belirlenmesi gibi konularda farklı hükümler içermektedir.

miras davası nasıl açılır

Miras Davası Nasıl Açılır?

Miras davası nasıl açılır sorusunu cevaplamadan önce dava açılmasından önce yapılması gereken hazırlıkları açıklamak yerinde olacaktır. Zira miras davaları açılmadan önce yetkili mahkeme belirlenmeli, mirasçılar belirlenmeli ve mirasçıların ikamet adresleri belirlenmelidir. Mirasçıların tamamı davada taraf olarak gösterileceğinden tebligat adreslerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Yine dava açılmasından önce miras bırakan yani murisin ölümünden önce yapmış olduğu tasarruf bulunup bulunmadığı, murisin ölümünden önce mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla terekenin mevcudunu eksiltip eksiltmediği gibi konuların araştırılarak tüm belgelerin toplanması ve dava dilekçesine bu belgelerin eklenmesi davanın daha kısa sürede lehinize sonuçlanmasını sağlaması bakımından önemlidir. Bu konularda miras davaları ile ilgilenen bir avukattan yardım almanız istediğiniz sonuca ulaşmanızı en doğru yoldan sağlayacaktır.

Miras Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Miras davaları açılmadan önce miras bırakanın ikamet ettiği adresin tespit edilmesi gerekmektedir. Miras davası olan muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılmasında yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılmasında görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Tenkis davası miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Tenkis davası için görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir.

miras davası ne kadar sürer

Miras Davası Ne Kadar Sürer?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında yani miras davası sürecinde miras bırakanın asıl iradesinin araştırılması gerekmektedir. Yani mahkeme miras bırakanın gerçek iradesinin bağışlama mı satış mı olduğu yönünde araştırma yapar, yaşanılan yerin gelenek ve görenekleri, aile içi ilişkileri, davalının ve miras bırakanın ekonomik gücü yani davalının bu taşınmazı gerçekle satın alma gücü olup olmadığı hususları miras davası esnasında araştırılacaktır.

Miras davası ne kadar sürer sorusunun cevabı, miras bırakanın terekesinde bulunan malvarlığının miktarına, mirasçıların ikamet adreslerinin belirlenme süresine, davanın açıldığı mahkemenin iş yüküne, davanın bir avukatla takip edilip edilmemesine göre değişiklik göstermektedir. Ancak genel olarak miras davaları 1-2 yıl içinde sonuçlandırılmaktadır.

Miras Davası Avukatı

Yukarıda da bahsedildiği üzere miras davası bir avukat vasıtasıyla açılması sürecin hızlı işlemesi ve hak kaybının önlenmesi açısından önem arz etmektedir. Miras hukuku avukatı daha önce miras davalarında vekil olarak müvekkilini temsil ettiğinden alanında uzmanlaşmıştır. Bu nedenledir ki miras davası avukatı ile davanızı açmanız veya davalı konumunda iseniz davayı miras davası avukatı ile takip etmeniz, dava neticesinde beklediğiniz sonucun elde edilmesi bakımından çok önemlidir.

Miras davası avukatı için arayınız;

Avukat Çağla YILMAZ

Tel: 0538 987 06 36

miras davasında zaman aşımı

Miras Davası Zamanaşımı

Miras davaları miras bırakan ölmeden açılamaz. Yani miras davasının açılabilmesinin ön şartı miras bırakanın ölmesidir. Ancak muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası miras bırakan öldükten sonra her zaman açılabilir. Yani bu miras davası zamanaşımına tabi bir dava değildir. Yine muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında hak düşürücü süre de bulunmamaktadır.

Tenkis davası ise belirli süreler içinde açılmak zorundadır. Türk Medeni Kanunu uyarınca tenkis davası mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde açılmak zorundadır. Mirasçılar saklı paylarının zedelendiğini öğrenmeseler de tenkis davası her halde vasiyetnamenin açılmasından itibaren, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl içinde açılmak zorundadır. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Hak düşürücü süreler mahkeme tarafından resen göz önüne alındığından miras davası olan tenkis davası bu süreler içinde açılmalıdır.

mirastan kimler pay alır

Miras Hukukunda Yasal Mirasçılar

Miras bırakanın 1. Derece, 2. Derece ve 3. Derece mirasçıları yasal mirasçılarıdır.

1.zümre mirasçılar;

Miras bırakanın altsoyu yani çocukları miras bırakanın 1. Zümre mirasçısı olarak miras davası açabilir. Ancak mirasçı çocuk miras bırakandan önce ölmüş ise çocuğun çocuğu yani miras bırakanın torunu birinci zümre mirasçı olarak miras davası açabilir.

2.zümre mirasçılar;

Miras bırakanın 2.zümre mirasçıları miras bırakanın anne ve babasıdır. Ancak miras bırakanın anne ve babasının dava açabilmesi için miras bırakanın alt soyunun yani çocuklarının bulunmaması gerekmektedir. Miras davası açabilecek çocuklar yok, anne baba da yok ise miras bırakanın kardeşleri mirasa ilişkin dava açma hakkına sahiptir.

3.zümre mirasçılar;

Miras bırakanın alt soyu yani çocuğu yoksa, anne babası da ölmüş ise, büyük anne ve büyük babası 3. Zümre mirasçı olduğundan dava açabilirler. Büyük anne ve büyük babası da miras bırakandan ölmüş ise miras bırakanın amca ve hala miras davası açma hakkı elde ederler. Onlar da ölmüş amca halanın alt soyu miras davası açabilirler. Büyük anne veya büyük babadan biri miras bırakandan önce ölmüş ve sağ kalan eş sağ ise, ölen büyük anne veya büyük babanın alt soyu mirasa ilişkin dava açabilir.

Avukat Çağla YILMAZ