icra suçları İcra ve İflas kanununda düzenlenmiştir. Borçlulardan alacağını tahsil edemeyen alacaklılar, devlet elinin de yardımıyla, alacağını zorla tahsil hakkına sahiptir. İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen cebri icranın etkili olabilmesi için yasada borçluya ayrıca bazı yükümlülükler de getirilmiştir. Borçlunun bu yükümlülüklerini kanunda öngörülen biçimde yerine getirmemesi halinde de icra suçları adı altında yaptırımlar düzenlenmiştir.

Yasa da sırasıyla yer alan icra suçları şunlardır;

1- Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme (m. 331)

2- Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak (m. 332)

3-İflas ve konkordato işlerinde kişisel yarar sağlama (m. 333)

4- Ticaret şirketlerinde yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara sokma kastıyla ticari işletmenin borçlarını ödemeyerek alacaklılarını zarara sokma (m. 333/a)

5-Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşürme (m. 334)

6- Üzerinde kiralayanın hapis hakkı bulunan eşyanın kaçırılması ve tahliyesi gereken yerin başkasına işgal ettirilmesi (m. 335)

7-Müflisin mallarını iflas idaresine vermeme ve müflisin alacaklarını bildirmeme (m. 336)

8- Mal beyanında bulunmama (m. 337/1)

9-İstenilen malı teslim etmeme, defter tutulurken hazır bulunmama iflas idaresinin emirlerine uymama (m. 337/2)

10- Ticareti terk hükümlerine aykırı davranma (m. 337/a)

11- Gerçeğe aykırı beyanda bulunma (m. 338)

12- Mal beyanından sonra mal ve kazançta meydana gelen artışı bildirmeme (m. 339)

13- Taahhüdü ihlal (m. 340)

14- Çocuk tesliminden kaçınma (m. 341)

15- Hükmen teslim edilen taşınmaza ve gemiye tekrar girme (m. 342)

16- İlam hükümlerinin infazına karşı koyma (m. 343)

17- Nafaka borcunu ödememe (m. 344)

18- Gerektiği halde sermaye şirketinin iflasını istememe (m.345/a)

19- Yarar sağlamak için artırmadan çekilme (m.345/b)

Aşağıda bu suçları kanun metninde yer alan sıralamaya göre tek tek ele alarak inceleyeceğiz;

1) Alacaklısını Zarara Sokma Kastıyla Mevcudunu Eksiltme

Alacaklısını zarara sokma kastıyla mevcudunu eksiltme suçu İİK m.331’de düzenlenmiş icra suçları olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Alacaklısını zarara sokma kastıyla mevcudunu eksiltme suçunun maddi unsurlarının meydana gelebilmesi için, borçlunun mallarının tamamını veya bir kısmını, mülkünden çıkartarak veya telef ederek veya kıymetten düşürerek veya hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek, suni surette eksiltmesi gerekir. Veya taşınmaz rehini kapsamında bulunan eklentinin taşınmaz dışına çıkarılması gerekir. Bu halde icra suçları oluşacaktır.

Ayrıca alacaklısını zarara sokma kastıyla mevcudunu eksiltme suçunun oluşabilmesi için borçlunun bu fiilleri, kanun metninde de açıkça belirtildiği gibi “Haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde”, ”İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önceki iki yıl içinde”, ”Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi talebinden sonra “ işlemiş icra suçları olması gereklidir.

Borçlunun bu fiilleri ‘’alacaklısını zarara sokmak maksadıyla’’ yapmış olması gerekir ve borçlu da bu icra suçları özel kastının bulunması suçun oluşması için şarttır.

Kanunda yine alacaklısını zarara sokma kastıyla mevcudunu eksiltme suçunun oluşması için, aciz vesikasının varlığı şartı aranmış veya borçlunun alacağını alamadığını ispat etmiş olması gerektiğinden bahsedilmiştir. Burada bahsi geçen aciz vesikası İİK m.105/1 ve m.143’ göre alınan kesin aciz vesikası olarak tanımlanan aciz vesikasıdır. Geçici aciz vesikası alınması alacaklısını zarara sokma kastıyla mevcudunu eksiltme nedeniyle icra suçları oluşumu için yeterli değildir.

Suçun takibi şikayet üzerine yapılır ve suçun öğrenildiği günden itibaren 3 ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde şikayetin yapılması gereklidir.

icra suçları için görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. icra suçları için yetkili mahkeme ise, borçlunun yerleşim yeri mahkemesi veya suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Kanunda icra suçları sebepleri olarak gösterilen nedenler şunlardır; borçlunun alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mallarını veya bunlardan bir kısmını elinden çıkarmalı, bu malları alacaklısı zararına yok etmeli veya değerini düşürmeli, gerçek surette veya muvazaa yoluyla mallarını başkasının eline geçirmeli, aslı olmayan borçları kabul ederek malvarlığını suni surette azaltmalı, taşınmaz rehin kapsamında bulunan eklentiyi rehin alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla eklentinin zilyedi taşınmaz dışına çıkarılmalıdır.

2) Aczine Kendi Fiiliyle Sebebiyet Veren Veya Vaziyetinin Fenalığını Bilerek Ağırlaştırmak

Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçunun oluşabilmesi için yapılacak borçlunun fiilleri kanun icra suçları metninde şu şekilde belirtilmiştir; adet üzere yapılması uygun olmayan bir temkinsizlikle hareket ederek veya haddinden fazla masraflar yaparak veya cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek veya işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet vermesi veya vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırması gerekir.

 Yine aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçunun icra suçları kapsamında meydana gelebilmesi için borçlunun bu fiilleri ‘’haciz yoluyla takip talebinden sonra veya haciz yoluyla takip talebinden veya konkordato mühleti isteminden önceki iki yıl içinde’’ yapmış olmalıdır.

Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak icra suçları oluşabilmesi için kast aranmaz, sanık taksirli davranışlarıyla da bu suçun oluşmasına sebebiyet verebilir. Sanıkta alacaklısını zarara sokma kastı aranmadığı gibi alacaklının şikayet hakkını kullanabilmesi için zara görmüş olması şarttır.

Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçu için de alacaklının elinde aciz belgesi bulunması veya alacağını alamadığını ispat etmesi şartı aranmıştır. Aciz belgesi alınamaması, alacaklının alacağını alamadığını ispatlayamaması ve geçici aciz vesikası alınması durumlarında icra suçları oluşmayacaktır.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Tasarrufun iptali davası

Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçunun takibi şikayet üzerine yapılır. İcra suçları konusunda görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi, yetkili mahkeme ise, borçlunun konutu mahkemesi veya icra takibinin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesidir.

3) İflas ve konkordato işlerinde kişisel yarar sağlama

Madde hükmüne göre iflas ve konkordato işlerinde kişisel yarar sağlama suçunun maddi unsurlarını, bir kimsenin iflas bürosu veya idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini veya konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vaat etmesi oluşturur. Madde metninden de anlaşılacağı üzere suçun oluşması için menfaat temin etme ile bunun vaat edilmesi arasında hiçbir fark yoktur.

İflas ve konkordato işlerinde kişisel yarar sağlama suçunun faili herhangi bir kimse olabilir. Bu kimse alacaklı veya borçlu olabileceği gibi borçlu namına hareket eden üçüncü kişiler de olabilir. Ancak kanunda da belirtildiği üzere failin iflas bürosu veya iflas idaresi üyelerinden olması durumunda suçun cezası iki katı olacaktır.

Suçun takibi şikayet üzerine yapılır ve şikayetin suçun öğrenildiği günden itibaren 3 ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde yapılması gereklidir.

Bu suçta görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi; yetkili mahkemesi ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

İflas ve konkordato işlerinde kişisel yarar sağlama suçunun oluşmasına sebebiyet verecek nedenler kanunda şu şekilde belirtilmiştir;

Sanık, iflas masası, iflas idaresi veya bir alacaklının veya alacaklılar toplantısındaki temsilcinin oyunu veya konkordato iznini almak için ona özel bir yarar sağlamalı veya buna söz vermeli, alacaklı veya temsilci de kendisine çıkar sağlamalı veya bu konuda söz almalıdır.

4) Alacaklısını Zarara Sokmak Kastıyla Mevcudunu Eksiltme Suçu

İcra suçları konularından bir diğeri de alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme suçu oluşturur. Ticaret şirketlerini yönetme yetkisine sahip olanlar alacaklıları zarara uğratmak kastıyla borçlarını ödemeyerek alacaklıları zarara uğrattıkları takdirde oluşmaktadır. Ancak bu fiilin başka bir suç oluşturuyorsa o suç gereği şüpheli cezalandırılır.

Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme suçu oluşabilmesi için falini fiilinin başka bir suça sebebiyet vermemesi gereklidir. Yine alacaklıları zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme suçu oluşabilmesi için alacaklı zarara uğramalı ve mağdur şikayet etmelidir.

icra suçları takibi şikayet üzerine yapılır ve şikayetin suçun öğrenildiği günden itibaren 3 ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde yapılması gereklidir.

Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme suçu konusunda görevli mahkeme İcra ceza mahkemesi, bu icra suçları açısından yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.

5) Konkordatoda Yetkili Kimseleri Hataya Düşüren Ya da Konkordato veya Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma Koşullarına Uymayan Borçlu

Bu icra suçları konusuna havi maddede 2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birlikte sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek, suçun maddi unsurları arasında eklenmiştir. Eklenen bu unsur dışında suçun yasada yer alan diğer unsurları; konkordato mühleti elde edebilmek veya konkordato veya yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için gerçeğe aykırı bilanço göstererek veya hesap düzenleyerek, mali durumu hakkında alacaklıları, komiseri ara dönem denetçisini veya yetkili memurunun yanılmasına sebebiyet vermek,  Konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet vermek olarak belirtilmiştir.

Suçun oluşumu için borçlunun zarara kasten sebebiyet vermiş olması gerekir. Bu kast suçun oluşması için şarttır.

Bu suçun takibi kanun metninde de belirtildiği üzere şikayete bağlıdır. İlgilinin şikayeti üzerine borçlu hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu icra suçları bakımından da görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, takibin yapıldığı yer icra ceza mahkemesi veya borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer icra ceza mahkemesidir

6- Üzerinde Kiralayanın Hapis Hakkı Bulunan Eşyanın Kaçırılması ve Tahliyesi Gereken Yerin Başkasına İşgal Ettirilmesi

Üzerinde kiralayanın hapis hakkı bulunan eşyanın kaçırılması, tahliyesi gereken yerin başkasına işgal ettirilmesi; Kanun metninde de açıkça ifade edildiği üzere, üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve İİK m.270 uyarınca defteri yapılmış olan eşyaları kaçıran veya gizleyen borçlunun fiili ve ayrıca boşaltılması kararlaştırılmış olan yeri kiralayan kişiye zarar vermek maksadıyla işgal ettiren kiracının bu fiili icra suçları oluşumuna sebebiyet verir.

Bu icra suçları bakımından takibi şikayete bağlı olup, görevli mahkeme olan İcra Ceza Mahkemesi’nde suçu işleyen kimse adına dava açılır. Bu suç bakımından yetkili mahkeme ise, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi veya suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Suçun meydana gelebilmesi için; borçlu tarafından kiralayanın üzerinde hapis hakkı olan eşyası kaçırılmalı veya gizlenmeli, borçlu defteri tutulmuş eşyayı kaçırmalı veya gizlemeli ve borçlu veya üçüncü kişi boşaltılması istenen yeri kiralayana zarar vermek maksadıyla işgal etmeli veya işgal ettirmelidir.

7- Müflisin Mallarını İflas İdaresine Vermeme ve Müflisin Alacaklarını Bildirmeme

Müflisin mallarını iflas idaresine vermeme ve müflisin alacaklılarını bildirmeme suçu, müflisin mallarını elinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar tarafından işlenebilir. Bu şahıslar iflasın açıldığına dair ilanı öğrenmelerinden itibaren 1 ay içinde ellerindeki malları iflas idaresine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse icra suçları meydana gelir.

icra suçları takibi şikayet üzerine yapılır ve şikayetin suçun öğrenildiği günden itibaren 3 ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde yapılması gereklidir.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Tasarrufun iptali davası

Müflisin mallarını iflas idaresine vermeme ve müflisin alacaklılarını bildirmeme suçu bakımından görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Ancak ceza kararnamesine itiraz durumunda Ağır Ceza Mahkemesi görevli mahkeme olacaktır. icra suçları bakımından yetkili mahkemeler ise, takibin yapıldığı yer İcra Ceza Mahkemesi yada borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer İcra Ceza Mahkemesidir.

8- Mal Beyanında Bulunmama

Madde 337 – (Değişik: 31/5/2005 – 5358/7 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2008 tarihli ve E.: 2006/71, K.: 2008/69 sayılı Kararı ile.)

Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda numarası yazılı kararı ile Mal Beyanında Bulunmama suçu icra suçları kapsamından çıkarılmıştır.

9-İstenilen Malı Teslim Etmeme, Defter Tutulurken Hazır Bulunmama İflas İdaresinin Emirlerine Uymama

Madde 337 /2 –162, 209 ve 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine, aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi hâlinde, verilen icra suçları cezası düşer.

Yukarıda da belirtildiği üzere madde metninin birinci fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla iptal edilmiştir ancak ikinci fıkraya ilişkin verilen bir iptal kararı olmadığından icra suçları yürürlüktedir. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi durumunda verilecek ceza düşecektir.

10- Ticareti Terk Hükümlerine Aykırı Davranma

Ticareti terk hükümlerine aykırı davranma suçu bakımından borçlunun tacir olması gerekmektedir. Ayrıca bu tacir borçlunun İİK m.44 hükmü gereğini yerine getirmeyerek ticareti terk ettiğini ticaret siciline bildirmemiş olmalı veya mal bildiriminde hiç bulunmamış ya da eksik mal bildiriminde bulunmuş olmalıdır. Ancak yasada borçlu tacirin sadece bu davranışları icra suçları meydana gelmesi bakımından yeterli görülmemiş, ayrıca alacaklının, borçlunun bu fiillerinden zarar görmesi şartı aranmıştır.

Ticareti terk hükümlerine aykırı davranma suçu şikayete bağlı bir suç olduğundan, pek tabi ki alacaklının şikayeti icra suçları takibi bakımından önem arz etmektedir.

icra suçları bakımından görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi yetkili mahkeme ise, borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesi veya icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesidir.

11- Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunma

Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu nedeniyle borçlunun cezalandırılabilmesi için kendisinden istenen beyanı gerçeğe aykırı olarak yerine getirmiş olmalıdır. Ve bu beyan bizzat borçlu tarafından yapılmış olmalıdır.

Borçlunun İİK m.338 hükmü gereği cezalandırılabilmesi için, alacaklının, şikayet süresi olan suçun işlendiğini öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her halde suçun işlenmesinden itibaren bir yıl içinde şikayette bulunmuş olmalıdır.

Kanun, hakkında aciz belgesi alınmış olan borçlunun, borcunu ödemeden asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü tespitinde, elinde aciz belgesi bulunan alacaklının, alacağını bu aciz belgesine bağladığı tarihten itibaren en geç beş yıl içerisinde, borçlunun asgari ücretin üzerinde kalan gelirlerinden ¼’den az olmayacak kısmını mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde ve aciz belgesine konu olan borç bitene kadar her ay icra dairesine yatırması konusunda zorunluluk getirmiştir. Bunun aksini suç olarak saymıştır.

Kanunda yer alan bu hüküm gerçeğe aykırı beyanda bulunan üçüncü kişiler hakkında da kanunun cevaz verdiği derecede uygulanır.

Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun takibi şikayet üzerine yapılır ve şikayetin suçun öğrenildiği günden itibaren 3 ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde yapılması gereklidir.

icra suçları bakımından görevli mahkememiz İcra Ceza Mahkemesi iken yetkili mahkeme, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi veya borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.

12- Mal Beyanından Sonra Mal ve Kazançta Meydana Gelen Artışı Bildirmeme

Sonradan kazandığı malları veya kazancındaki artışı kanun hükmü gereğince bildirmeye yükümlü olan borçlunun yani mal beyanından sonra mal ve kazançta meydana gelen artışı bildirmeme suçunu işleyen borçlunun kabul edilebilir bir mazereti bulunmaksızın yedi gün içeresinde icra dairesine mal beyanını bildirmemesi halinde (yazılı veya sözlü olarak) İİK m.339 kapsamında cezalandırılır.

Kanun maddesinin ikinci fıkrası gereği icra suçları bakımından cezaya, alacaklının şikayeti üzerine karar verilir. Ancak borçlu icra takibine konu olan bedeli tamamen öderse bu cezası düşecektir.

Pek tabi ki borçlunun böyle bir bildirimde bulunabilmesi zorunluluğu için mal varlığında veya kazancında bir artış olmalıdır. Aksi durumda borçlunun bu madde kapsamında cezalandırılması düşünülemez.

Suça bakmaya görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesi veya takibin yapıldığı yer mahkemesidir.

13- Taahhüdü İhlal

Taahhüdü ihlal suçu bakımından borçlunun cezalandırılabilmesi için, hakkında başlatılmış olan bir icra takibinin bulunması gerekiyor ve bu takip dolayısıyla borçlu ve alacaklı arasında icra dairesi huzurunda borç ödeme anlaşması yapılmış ve borçlunun bu ödeme anlaşmasında yer alan taahhüdünü yerine getirmemiş olması şartı aranmaktadır.

Bu ödeme anlaşması İİK m.111 bağlamında taksitle ödeme şeklinde düzenlenmişse, bu anlaşmada ödeme günleri ve ödenecek miktar açıkça belirtilmiş olmalıdır. Aksi halde bu durum taahhüdü ihlal suçunun oluşumuna engel teşkil edebilir. Ayrıca bu taahhüdün İcra Müdürlüğünde yapılıp yapılmaması da suç bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki, icra dairesi dışında yapılan taahhütlere uymama durumunda bu suç oluşmayacaktır.

Yine taahhüdü ihlal suçunun takibi şikayette bağlı olup şikayetin suçun öğrenildiği günden itibaren 3 ay içinde ve herhalde 1 yıl içinde yapılması gereklidir.

Suç bakımından görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkemesi ise takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesidir.

14- Çocuk Tesliminden Kaçınma

Çocuk tesliminden kaçınma suçunun meydana gelebilmesi için; ortada çocuk teslimine ilişkin bir mahkeme kararı veya ara kararın bulunması gerekir ve lehine karar verilen taraf çocuk teslimi için icra dairesine başvurmuş olmalıdır. İlam veya ara karara göre çocuğu teslim etmekle yükümlü olan kişi, bu kararın yerine getirilmesi sırasında çocuğu göstermez veyahut mahkeme kararı veya ara kararın yerine getirilmesinden sonra çocuğu kaçırırsa kanun hükmü gereğince cezalandırılır. Ayrıca bu suçu bilerek çocuğun kaçırılması eylemine iştirak eden kişi de cezalandırılır.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Tasarrufun iptali davası

Çocuk tesliminden kaçınma suçunun takibi, lehine mahkeme kararı veya ara karar çıkan kişinin karşı tarafı şikayet etmesi durumunda yapılır.

Çocuk tesliminden kaçınma suçu için verilen hükümlülük kararında, borcun yerine getirilmesi yani çocuğun teslim edilmesi durumunda verilen ceza bütün sonuçlarıyla düşecektir.

icra suçları konusunda görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi, yetkili mahkeme takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesidir.

15- Hükmen Teslim Edilen Taşınmaza Ve Gemiye Tekrar Girme

Hükmen teslim edilen taşınmaza ve gemiye tekrar girme suçunda icra dairesi aracılığıyla alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlunun cezası TCK’na atıf yapılarak belirlenmiştir. Buna göre bu suçu işleyen borçlu TCK’nın 290 ncı maddesinde yer alan Resmen Teslim Olunan Mala El Konulması ve Bozulması hükmüyle cezalandırılır.

Hükmen teslim edilen taşınmaza ve gemiye tekrar girme suçunun meydana gelebilmesi bakımından, icra müdürlüğünün teslim tutanağını borçluya bildirmiş olması, borçlunun buna rağmen alacaklıya veya alıcıya teslim olunan taşınmaz veya gemiye girmiş olmalıdır.

Bu suçun takibi de daha önce değindiğimiz suçlar gibi şikayete bağlıdır. Alacaklı dilekçe ile C. Savcılığından borçlunun cezalandırılmasını ister. Savcılık suçun işlendiğine dair delilleri yeterli görürse görevli mahkeme olan İcra Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu suç bakımından yetkili mahkeme ise, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu mahkemedir.

16- İlam Hükümlerinin İnfazına Karşı Koyma

İlam hükümlerinin infazına karşı koyma suçunun oluşması için, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmalı ve bu karar kanun metninde geçen şartları kapsamalıdır. Kanun metninde kararın kapsamı; yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkında olarak belirtilmiştir. Bu kapsamlı karara mazereti olmaksızın uymayan borçlu bu madde hükmü çerçevesinde cezalandırılır.

İlam hükümlerinin infazına karşı koyma suçu şikayete bağlı olup, suçun işlendiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılmalıdır.

Suça bakmaya görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi, yetkili mahkeme ise, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesi veya suçun işlendiği yer mahkemesidir.

17- Nafaka Borcunu Ödememe

Nafaka borcunu ödememe suçunun oluşabilmesi için; öncelikle nafakaya ilişkin verilmiş ve kesinleşen bir mahkeme hükmü olmalıdır. Lehine karar verilen kişi de bu kararın yerine getirilmesini İcra Müdürlüğünden istemeli ve icra müdürlüğü borçluya icra emri göndermiş olmalıdır. Tabi ki suçun oluşabilmesi için, borçlunun yani nafaka ödemekle yükümlü kişinin borcunu ödememiş olması ve en az bir aylık nafaka borcunun birikmiş bulunması gerekir.

Alacaklı, nafaka borcunu ödememe suçu takibinin şikayete bağlı olması sebebiyle; borcun ödenmemesinden itibaren üç ay içerisinde şikayette bulunmalıdır.

Nafaka borcunu ödememe suçu bakımından görevli mahkeme incelediğimiz diğer icra suçlarında olduğu gibi İcra Ceza Mahkemesidir. icra suçları hususunda yetkili mahkeme ise, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesidir.

18- Sermaye Şirketinin İflasını İstememe

Şirketi idareye ve temsile yetkili kişiler veya tasfiye memurları İİK m. 179 ‘da yer alan düzenlemeye binaen şirketin mevcudunun borçlarını karşılamak için yeterli olmadığını sebep bildirerek sermaye şirketinin iflasını istememe suçu nedeniyle cezalandırılırlar.

Sermaye şirketinin iflasını istememe suçu oluşabilmesi açısından, şirketi veya kooperatifi temsile ve idareye yetkili kişilerin şirketin veya kooperatifin iflasını istememekte kastı yahut kusuru bulunmalıdır. Ve tabi ki şirketin veya kooperatifin mevcudunun borçlarını karşılamaya yeterli olmaması gerekir. Bu şartların gerçekleşmemesi durumunda idareye ve temsile yetkili kişilerin icra suçları bakımından cezalandırılmaları mümkün olmayacaktır.

Sermaye şirketinin iflasını istememe suçunun da takibi şikayete bağlı olduğu için, alacaklıların suçun işlendiğini öğrendiği günden itibaren üç ay içerisinde ve herhalde 1 yıl içinde şikayette bulunmaları gerekmektedir. Şikayetçi yalnızca şirketin alacaklılarından olmalıdır bu nedenle şikayetçinin şirketten alacaklı olup olmadığı hususu görevli mahkemece saptanmalıdır.

Suça bakmaya görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, şirketin işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesi veya takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesidir.

19- Yarar Sağlamak İçin Artırmadan Çekilme

Yarar sağlamak için artırmadan çekilme suçunda, ihalelerde kendisine veya başkasına sağlanan yarar veya yarar sağlama söz karşılığında artırmaya katılmayan veya artırmadan daha sonradan çekilen kimse cezalandırılır. Ayrıca ihalelerde aracılık yaparak bu suça katkı sağlayan aracılarda aynı kanun hükmü gereği cezalandırılacaktır.

Yarar sağlamak için artırmadan çekilme suçunun oluşabilmesi için; İcra müdürlüğünce yapılmış bir ihale olmalıdır ve sanığa bu ihaleye katılmaması veya ihaleden çekilmesi için bir yarar sağlanmış veya vaatte bulunulmuş olması icra suçları için gerekir.

Suçun takibi şikayete bağlı olup; alacaklı, borçlu veya ilgili üçüncü kişilerce şikayette bulunulmuş olunması gerekir.

Bu icra suçları bakımından görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir ve bu işler diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemez. Suç bakımından yetkili mahkeme ise, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu mahkemedir.

 Avukat Çağla YILMAZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir