Anonim Şirket Yönetim Kurulu Sorumlulukları

Anonim Şirket

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları kavramı denkleştirme, önleme, sermayeyi, kişiyi koruma gibi fonksiyonları barındırmaktadır. Sorumluluğun bu şekilde fonksiyonlarının bulunması şirkete, alacaklılara ve ortaklara zarar vermeme veya koşulların gerçekleşmesi halinde zararlarının giderilmesini sağlamaktadır.

Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirket yönetim kurulu sorumlulukları halleri belirtilmiştir. Madde metnine göre yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan sorumludurlar. Eski Türk Ticaret Kanunu’ nda yalnızca dolayısıyla uğranılan zararlardan anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu iken, yeni kanun doğrudan uğranılan zararlar da anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları kapsamındadır.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olması için zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Kanun açıkça kanun veya esas sözleşmeye aykırılığın varlığını aradığından, zarar meydana gelse dahi kanun veya esas sözleşmeye aykırılık yoksa anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğmaz.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olması için kusur şart olup, her türlü kusur zararın doğumu için yeterlidir. Kanun kusur sorumluluğunu şart koşmuştur. Aksi halde yönetim kurulu kusursuz sorumlu olacak böylece yönetim kurulu üyeleri rahat çalışamayacak ve hatta yönetim kurulu üyesi olmak istenmeyecektir.

Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yetkiyi veya görevi kanuna dayanarak başkasına devreden organlar veya kişiler, devredilen kişilerin filli ve kararlarından sorumlu değillerdir. Ancak bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu söz konusudur. Burada ispat yükü yer değiştirmiş, makul derecede özenin gösterilmediğini ispat yükü iddia edene yüklenmiştir.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları arasında; toplantılara katılmak, görüş bildirmek, soru sormak, bilgi edinmek de yer alır. Toplantılara katılmama, oy kullanmama hallerinde anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları şartları konusu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte Tekinalp’e göre toplantıda çekimser oy kullanmak veya sessiz kalmak sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir. Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğmaması için kanuna veya esas sözleşmeye aykırı kararı reddetmeli, bu kararın alınmasını engellemeye çalışmalı, engel olamıyorsa da muhalefetini zapta geçirmelidir.

Türk Ticaret Kanununun çeşitli hükümlerinde anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları şartları belirlenmiştir.

Türk Ticaret Kanununun 369. Maddesine göre; Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimde görevli üçüncü kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.

Anonim Şirkette Yönetim Kurulunun Görevleri

Türk Ticaret Kanununun 375. Maddesine göre Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları hususunda Yönetim kurulunun devredilmez ve vazgeçilmez görev ve yetkileri şunlardır;

-Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi,

-Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi,

-Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması,

-Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları,

-Yönetimle ilgili kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi,

-Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi,

-Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.

Türk Ticaret Kanununun 393. maddesine göre Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları ; Yönetim kurulu üyesinin şirket dışı şahsi menfaatiyle ilgili müzakerelere veya yönetim kurulu üyesinin alt ve üst soyundan birinin  ya da eşinin veya üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin, şahsi ve şirket dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin karşı karşıya geldiği konulara ilişkin görüşmelere katılamaz. Yönetim kurulu üyesinin dürüstlük kuralının gereği müzakereye katılmamasının gerektiği durumlarda da bu yasak uygulanır. Bu madde ile yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu genişletilmiştir. Yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki menfaat uyuşmazlığının yönetim kurulu tarafından bilinmemesi halinde ilgili üye bunu açıklamak ve yasağa uymak zorundadır.

Bu hükümlere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyesi ve menfaat çatışması var ve biliniyorken ilgili üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler ve söz konusu üyenin toplantıya katılması yönünde karar alan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu söz konusu olur ve bu sebeple şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlüdürler.

Türk Ticaret Kanununun 549. Maddesine göre Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları; Şirketin sermayesinin artırılması ve azaltılması, şirketin kuruluşu, birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmış olmasından ve tüm kanuna aykırılıklardan doğan zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı hâlinde bunlara katılanlar sorumludur. Bu ayrılıklar yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu doğacaktır.

Hükmün kaynağı olan eTTK 305’te sadece kuruluşa ilişkin belgelerin gerçeği yansıtmaması bir hukuki ve cezai sorumluluk nedeni olarak kabul edilmişken, yeni hükümde kuruluşun yanı sıra sermayenin artırılması ve azaltılması, menkul kıymet çıkarılması, birleşme, bölünme, tür değiştirme gibi birçok işlem sorumluluk kapsamına alınmıştır. Ayrıca bu kişilerin cezai sorumluluğu YTTK m.562/2 hükmü uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Cezai sorumluluk belgeyi anılan hükme aykırı hareket edenlere değil, YTTK m.549’daki belgeleri düzenleyenlere ait olup cezai sorumluluk için YTTK m.549’da belirtilen belgelerin ‘’sahte olarak’’ düzenlenmesi de şarttır.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları hallerinden bir diğeri de şirket sermayesi konusundadır. Sermaye tamamıyla taahhüt edilmemiş veya karşılığı kanun veya esas sözleşme hükümleri gereğince ödenmemişken, taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi gösterenler ile kusurlu olmaları şartıyla, şirket yetkilileri, bu payları üstlenmiş kabul edilirler ve payların karşılıkları ile zararı faiziyle birlikte müteselsilen sorumludurlar.

Sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yeterliliği yoksa bu durumu bilenlerin de bildirimde bulunma yükümlülüğü söz konusudur. Aksi halde bilen ve buna onay verenler, söz konusu borcun ödenmemesinden doğan zarardan sorumlu olacaklardır. Yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilmesi halinde Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğacaktır.

Yönetim kurulu üyeleri tarafından şirket ayni sermayesinin veya devralınacak işletme ile ayınların yüksek  değer biçilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu doğacaktır. Ayrıca bu değer biçmeyi yapan kimse sorumlu olacaktır. Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğması için hile şartı aranmaz. Kusur şartı yeterlidir.

Anonim şirket kurmak, şirketin sermayesini artırmak amacıyla veya vaadiyle halktan para toplanabilmesi için Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınması gereklidir. Sermaye Piyasası Kurulu, izinsiz para toplanması girişiminin ve başlanmışsa para toplanmasının tedbiren, hemen durdurulmasını, toplanan paraların koruma altına alınmasını, gerekli diğer önlemlerin uygulanmasını, gereğinde kayyım atanmasını Asliye Ticaret mahkemesinden de isteyebilir. Bu hükme aykırı olarak para toplayanlar ve fiilden haberli olan kurumlar ile ilgili şirketin yönetim kurulu  üyeleri, yöneticileri ve girişimcileri toplanan paranın derhâl Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenen bir mevduat veya katılım bankasına yatırılmasından müteselsilen sorumludurlar. Bu aykırılık yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu doğacaktır.

Ülkemizde ve Türk vatandaşlarına yönelik olarak yurt dışında, izinsiz olarak halktan para toplanmasının önüne geçilmesi, bu gibi durumların engellenmesi amacıyla bu madde yürürlüğe girmiştir kanaatindeyiz. Anılan madde uyarınca şirket kurmak veya sermaye artırmak amacıyla halka çağrıda bulunarak para toplanması yasaktır. Ayrıca hükme aykırı davranılması durumunda altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları arasında bu maddede bulunmaktadır.

Halktan para toplanmasına ilişkin sebepler sınırlı sayıda değildir. Maddede anılan sebepler en çok karşılaşılabilen durumlardır. Hükmün uygulanabilme­si için kusura gerek yoktur; iyiniyet halinde de bu hüküm uygulama alanı bulabilir.

Türk Ticaret Kanununun 553. Maddesinde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin yöneticilerin ve tasfiye memurlarının yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri halinde şirkete, pay sahiplerine ve de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları belirtilmiştir. Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları bu madde ile de genişletilmiştir.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu

Yönetim kurulu üyeleri kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devretmişlerse bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermeleri halinde bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Bu halde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu doğmaz.

Madde gerekçesinde maddenin kaynağının İsv. BK m. 754 olduğu belirtilmiştir. Hükmün kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yönetici­ler ve tasfiye memurları hakkında olduğu denetçiler, işlem denetçileri ve özel denetçinin sorumlulu­ğuna ilişkin maddenin 554 üncü madde olduğu belirtilmiştir.

Maddenin 553 üncü madde içeriğindeki kişilerin sorumluluklarının yeniden düzenlenmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu düzenlemeyle anılan bu kişiler, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, meydana gelecek zararlar dolayısıyla sorumlu tutulmuştur. Yapılan düzenleme eTTK’ ya paralel olarak şirketin yanı sıra hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına uğradıkları zararlar neticesinde başvuruda bulunma hakkı tanımıştır.

YTTK m.553’ de yer alan ‘’kusurlarının bulunmadığı ispatlanmadıkça’’ ibaresi 6335 sayılı kanunla yapılan değişiklikle madde metninden çıkartılmıştır. Bu düzenleme anılan kişilerin sorumluluğu için ‘’kusurlarıyla’’ madde hükmünün ihlal edilmiş olmasına vurgu yapılması açısından önem arz etmektedir. Anılan kişilerle şirket arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve sorumluluk davasının da konusunun bu sözleşmenin ihlali olacağı tartışmasızdır. Bu sebeple de anılan kişilerin şirkete karşı olan sorumlulukları bakımından şirket değil, sorumluluğa neden olan davalı yöneticilere ispat yükü düşmektedir.

Kanundan veya esas sözleşmeden kaynaklanan bir veya yetkinin kanun maddesinde anılan kişiler tarafından başka bir kişiye devri durumunda, kural olarak devralanın fiil ve kararlarında devreden kişi sorumlu tutulmaz. Ancak bu sorumsuzluk için devrin kanuna uygun olarak yapılması ve devredenin, devralanı seçiminde makul ölçüde özen göstermesi şartıyla mümkün olacaktır.

Özen ve gözetim yükümlülüğü kapsamında gündeme gelebilecek sorumluluk hakkında mehaz İsviçre Hukuku’ ndan da tamamen farklı bir düzenleme benimsemiş ve bir kimsenin kontrolü dışında kanun veya esas sözleşmeye aykırılık ya da yolsuzluklardan sorumlu tutulamayacağı açıkça hükme bağlanmış; giderek öngörülen bu sorumsuzluk halinin gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı da her türlü şüpheyi gidermek amacıyla ayrıca vurgulanmıştır. Böylece soyut nitelikte gözetim ve özen borcuna aykırılık gerekçesine dayalı sorumluluk sistemi sona ermiştir.

Kooperatifler kanununun 62. Maddesine göre; kooperatif Yönetim Kurulu üyeleri de kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği göstermelidir. Kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda çalışmakla yükümlüdür.

Yönetim Kurulu tutanakları ile Genel Kurul tutanaklarının, gerekli defterlerin ve ortak listelerinin hazırlanıp, düzenli tutulup, saklanmasında ve işletme hesabiyle, yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp denetleme kuruluna verilmesinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu söz konusudur.

Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar.Yönetim kurulu üyelerinin sorumluğu yukarıda bahsedilenlerle sınırlandırılmamış ve kusur halinde sorumluluk esası getirilmiştir.

Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu doğar ve cezalandırılmalarına gidilir.

Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde Medeni Kanunun 2. Maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı, Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiillere ilişkin düzenlemeler yönetim kurulu üyelerine de uygulanabilir hükümlerdir.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları hakkındaki hükümler Medeni Kanun, Türk Ticaret Kanunu, Bankalar Kanunu, Borçlar Kanunu, Sermaye piyasası Kanunu ile sınırlı olmayıp, İcra İflas Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Tük Ceza Kanunu vs. mevzuatta da yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Yasada yönetim Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları hak ve borçları, görev ve yetkileri, yükümlülükleri farklı maddelerde belirlenmiştir. Yönetim faaliyetlerine katılma ve inceleme yönetim kurulu üyelerinin görevleri olmakla birlikte yükümlülük olarak telakki edilmelidir. Çünkü bu faaliyetler, yönetim fonksiyonunun yerine gelmesi için asgari şartlardır. Yönetim faaliyetlerine katılma yükümlülüğü sınırlandırılabilir. Oysa inceleme yükümlülüğünün sınırlandırılması mümkün değildir.

Eski Ticaret Kanununda hukuki ve cezai sorumluluk nedeni olarak sadece kuruluşa ilişkin belgelerin gerçeği yansıtmaması hali mevcuttur. Ancak yeni düzenlemede kuruluşa ilişkin belgelerin gerçeği yansıtmaması halinin yanında menkul kıymet çıkarılması, sermayenin artırılması ve azaltılması, birleşme, bölünme tür değiştirme gibi işlemler sorumluluk hallerine dahil edilmiştir. Belgelerin ve beyanların kanuna aykırı olması, sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi, değer biçilmesinde yolsuzluk, halktan para toplamak sorumluluk halleri, bu eylemleri gerçekleştiren kişilerin yönetim kurulu üyesi olması halinde makale konumuza dahil edilebilir nitelikte olabilecektir.

Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Sorumluluklarının Fonksiyonları

I.Denkleştirici Fonksiyon

Denkleştirici fonksiyonun temelinde zarar vermeme ve koşulların gerçekleşmesi halinde zararın giderimi düşüncesi yatar. Zararın denkleştirilmesi fonksiyonu sayesinde şirketin iflası halinde alacaklıların ve ortakların korunması sağlanır şirketin iflası dışındaki hallerde ise sermayenin korunması sağlanmaktadır. Bu şekilde anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları hususunda denkleştirici özelliği gün yüzüne çıkmaktadır.

II.Sermayeyi Korunma Fonksiyonu

Sermayeyi koruma fonksiyonu şirketin yanı sıra ortaklar ve alacaklılarında korunmasını sağladığından önem arz etmektedir. Bilindiği üzere şirketi zarara uğratan yöneticilere karşı şirket, sorumluluk davası açabilmektedir. Bu yolla şirket sermayesini korumaktadır.

III.Kişiyi Koruma Fonksiyonu

Alacaklılar ve şirket ortakları doğrudan uğramış oldukları zarar nedeniyle şirket yöneticilerine sorumluluk davası açabilmektedirler. Bu halde sermayenin korunması fonksiyonu değil, kişiyi koruma fonksiyonu işlevsellik kazanmaktadır.

IV.Önleyici Fonksiyon

Yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılabilmesi, yönetim kurulu üyelerini zararın ortaya çıkmaması için daha dikkatli olmaya, görevlerini yerine getirirken özen göstermeye sevk etmektedir. Böylece sorumluluk davalarının önleyici fonksiyonu bulunduğu gözler önüne serilmektedir.

V.Değerlendirme

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları davalarının denkleştirici, sermayeyi koruma, kişiyi koruma ve önleyici fonksiyonları bulunmaktadır. Bu şekilde zarardan zararı veren sorumlu tutularak denkleştirme sağlanmakta, hem de şirket sermayesi korunmaktadır. Ayrıca şirket yöneticileri sorumluluğun farkında olduğundan görevlerini yerine getirirken dikkatli olmaları sağlanmaktadır.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu İle Şirket Arasındaki İlişki

Bilindiği üzere yönetim kurulu üyeleri genel kurul tarafından seçilirler. Seçilen kişinin yönetim kurulu üyeliğini kabul etmesi ile yönetim kurulu ile şirket arasında ilişki doğar. Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları sözleşmeden mi, kanundan mı ya da haksız fiilden mi kaynaklandığı hususunda kanunda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki Türk doktrini bu anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları sözleşmeye dayandığını kabul eder.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirkete Karşı Sorumlulukları

a-Vekalet Akdi Görüşü

Türk doktrininde çoğu yazar; şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasında kurulan akdin ilk önce kararlaştırılan özel hükümlere göre belirlenmesi gerektiğini, özel hükümlerden aradaki ilişkinin mahiyeti ortaya çıkarılamıyorsa bu ilişkiye vekalet hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşündedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.11.1981 tarih, 1981/4751 Esas, 1981/5019 Karar sayılı kararında anonim şirket ile anonim şirket yönetim kurulu arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğunu belirlemiştir.

b-Hizmet Akdi Görüşü

Doktrinde bazı yazarlar anonim şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki ilişkinin hizmet akdi olduğunu savunmaktadır. İş hukukunda yönetim kurulu üyelerinin işçi değil, işveren olarak kabul edilmesi, bu kişilere ödenecek ücretin sözleşmenin esaslı unsuru olarak gözükmemesi nedeniyle hizmet akdi görüşü eleştirilmektedir.

c-Nevi Şahsına Münhasır Akit Görüşü

Nevi şahsın münhasır akit görüşünü savunan yazarlara adı üstünde olduğu gibi anonim şirket ile anonim şirket yönetim kurulu üyeleri arasındaki ilişki vekalet akdi, hizmet akdi gibi herhangi bir akit türü değil kendine özgü özelliklere sahip olan bir karma akit özelliği taşımaktadır.

d-Kendine Özgü İsimsiz Sözleşme Görüşü

Doktrinde bir kısım yazarlar anonim şirket ile yönetim kurulu arasındaki ilişkinin hem borçlar hukuku hem de şirketler hukuka ilişkin unsurları barındırdığını, bu nedenle de bu ilişkinin sadece hizmet akdi ilişkisi veya vekalet akdi ilişkisi olarak tanımlanmasının mümkün olmadığını savunmaktadırlar. Yani şirket ile yönetim kurulu arasındaki ilişkiye, ilişkinin mahiyetine göre borçlar hukuku hükümleri veya şirketler hukuku hükümlerinin uygulanması söz konusu olabilecektir.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu

e-Değerlendirme

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki ilişkinin kanunda yazılı sözleşme tiplerine net bir uyum sağladığı söylenemez. Zira bahsedildiği gibi işçi-işveren ilişkisinde yönetim kurulu üyelerinin işveren sayıldığı Yargıtay kararları ile sabittir. Yine aynı şekilde yönetim kurlu üyesi üyelikten bir şekilde ayrılıp şirkette çalışmaya devam ettiğinde şirket ile bu şahsın ilişkisi devam edecek, iş kanunu hükümlerine göre ilişki değerlendirilecektir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.02.2003 tarih, 2003/9-82 Esas, 2003/65 Karar nolu kararında; “… somut olayda yanlar arasındaki uyuşmazlık hizmet akdinden doğan bir hak uyuşmazlığı olmayıp tamamen bunun dışında TTK. ve bankalar Kanunu’ndan doğan yönetim kurulu üyesinin sorumluluk davası olduğundan bu tür davaların İş Mahkemelerinde görülmeyeceği açıktır.” denmek suretiyle her ne kadar şirket ile yönetim kurulu üyesi arasında hizmet akdinden doğan bir hukuki ilişki olduğu iddia edilse de bu ilişkinin yönetim kurlu üyesinin hukuki sorumluluk davası olduğu vurgulanmıştır.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Ortaklar ve Alacaklılara Karşı Sorumlulukları

Anonim Şirket Yönetim Kurulu sorumlulukları hususunda; anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketi uğratmış oldukları zararlardan şirketin, şirket hissedarlarının ve şirketten alacaklı olan üçüncü kişilerin de zarara uğradığı aşikardır. Şirket ortakları ile şirket alacaklılarının uğramış olduğu zararlar nedeniyle şirket dava açabileceği gibi, zarara uğrayan ortaklar ve alacaklılar da doğrudan şirket yönetim kurulu üyelerine karşı dava açma hakkına sahiptirler. Bu şekilde anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olacaktır.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Sorumlulukları Şartları

Borçlar Kanununda haksız fiil halinde sorumluluğun şartları belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 49. Maddesi gereği;“kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.”

Yine Türk Ticaret Kanununun 553. Maddesine kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri halinde şirkete ve pay sahiplerine ve de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan mesul oldukları belirtilmiştir. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğması için şu şartların varlığı gereklidir; zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı.

I.Zarar

Kişinin kendi iradesi dışında malvarlığında meydana gelen azalma, zarar olarak tanımlanabilir. Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğması için öncelikle bir zararın meydana gelmesi gerekmektedir. Bu zarar müspet zarar olabileceği gibi menfi zarar da olabilmektedir. Anonim şirketlerde sadece doğrudan zararların değil, dolaylı uğranılan zararların da tazmini mümkündür.

Doğrudan ve dolaylı zarar ayrımı zarara uğrayan şirket ortağı ve alacaklının doğrudan kendi malvarlığında mı zarara uğradığı, yoksa şirketin uğramış olduğu zarar nedeniyle mi zarara uğradığı açısından önem arz etmektedir. Doğrudan zarar; zararın tanımında belirtmiş olduğumuz şekilde şirketin, şirket ortaklarının veya alacaklıların malvarlığında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Ortaklar ve alacaklılar uğramış oldukları doğrudan zararları nedeniyle zarar veren yönetim kurulu üyelerine karşı tazminat davası açabilmektedirler.

Şirketin malvarlığının azalması demek, dolayısıyla şirket ortakları ve şirket alacaklıların da malvarlığının azalması demektir. Bu durumda şirketin doğrudan zararı, şirket ortakları ve alacaklıların dolaylı zararları söz konusudur. Türk Ticaret Kanununun 555. ve 556.  Maddelerinde kanun koyucu dolaylı zarardan sorumluluk prensibine istisna getirerek şirketin uğradığı zararın tazmininin şirket ve her pay sahibinin isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Burada pay sahipleri tazminatın şirkete ödenmesini talep edebilmektedir. Dava hakkı kullanılmadan önce şirket zararının bir şekilde karşılanması halinde dolayısıyla zarar ortadan kaldırılabilir. Zarar olmadan anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olmayacaktır.

II.Kanuna ve Esas Sözleşmeye Aykırılık

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları düzenlendiği Türk Ticaret Kanununun 553. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmelerinin anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları şartı olarak belirlenmiştir. Bu maddenin yürürlükten kalkan 6762 sayılı kanundan faklılıklarını konu başlıkları altında açıkladığımızı belirtmekle yetiniyoruz.

Yönetim kurulu üyelerinin kusurlarıyla bir zarar meydana gelmiş olsa dahi kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık yoksa anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları konusundan bahsedilemeyecektir. Türk Ticaret Kanununun gerekçesinde; kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlali ibaresinin sorumluluğu doğuran sebeplerin somutlaştırılmasını sağladığı belirtilmiştir. Yine gerekçede; eşit işlem, sermayenin korunması gibi ilkelerin kanunda açıkça yer almış olması görev ve yetkilerin 374 ilâ 378 inci maddelerde belirginleşmiş bulunması ve diğer ilgili hükümlerin kesin yükümler öngörmesi ve nihayet özen ve bağlılık yükümlerinin, şirketler topluluğuna ilişkin özel düzenlemeler dahil duraksamalara olanak tanımayan nitelikte ortaya konulmuş olması somutlaştırmanın olası sakıncalarını ortadan kaldırdığı belirtilmiştir.

Bu konuda ispat yükü genel hükümler çerçevesinde davacıdadır. Yani davacı uğramış olduğu zarardan yönetim kurulu üyesinin sorumlu tutulması için, yönetim kurulu üyesinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle zararın meydana geldiğini anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

III.İlliyet Bağı

Kusurlu ve kusursuz sorumluluk hallerinde zarar verenin sorumlu tutulabilmesi yani anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğması  için illiyet bağının varlığı aranır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olması için kanun veya ana sözleşmeye aykırı davranışın zarara sebebiyet vermesi gerekir yani davranış ile sonuç arasında illiyet bağının bulunması şarttır.

Yargıtay bir kararında;“davacı şirketin ortaklarca taahhüt edilen sermaye borcunun henüz ödenmediği, sermaye taahhüdü bulunan ortakların ve ödenmeyen sermaye borçlarının ödenmiş gibi gösterilmesinde şirketteki görevi gereği faaliyette bulunan şirket çalışanlarının eylemleri ve zarar ile olan illiyet bağı da araştırılmak suretiyle ispatlandığı takdirde işbu zarardan sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı TMSF yararına bozulması gerekmiştir” şeklinde karar vermiştir.

İlliyet bağı; zarar gören kişinin rızası, üçüncü kişinin ağır kusuru, mücbir sebep gibi hallerde kesilir. İlliyet bağının kesilmesi halinde anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olmaz.

IV.Kusur

Hukukumuzda sorumluluk türleri kusur sorumluluğu ve kusursuz sorumluluk olarak yer almaktadır. Kusur sorumluluğu prensip iken kusursuz sorumluluk istisnai hallerde söz konusu olmaktadır. Zira Borçlar Kanunumuz esas itibariyle kusur sorumluluğunu benimsemiştir. Türk Ticaret Kanunu da anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları kusur sorumluluğu olarak benimsemiştir.

Anonim şirket, şirket ortakları veya üçüncü kişi alacaklılar bir şekilde zarar görmüş olsalar dahi, yönetim kurulu üyelerinin kusuru olmadıkça anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları hususundan söz edilmeyecektir.

Yürürlükten kaldırılan 6762 sayılı Ticaret Kanununda kast ve ihmal sözcüleri kullanılmasına rağmen, yürürlükteki 6102 sayılı Türk Ticaret kanununda kusur kelimesi kullanılmıştır.

Özellikle büyük çaplı şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin çok ağır ve karmaşık olduğu aşikardır. Bu tür şirketlerde yönetim kurulu üyeleri danışmanlardan destek alıp, konusunda uzman kişilerden görüş alabilmektedirler. Ancak bu hallerde oluşacak sorumluluktan anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğmadığı söylenemez. Bu halde danışmanlar/uzmanlar şirket ile yaptıkları sözleşme hükümlerine göre sorumlu tutulabileceklerdir. Eski Türk Ticaret Kanununda yönetim kurulunun sorumluluktan kurtulmak için kusursuzluğunu ispat etmesi gerekirdi. Yürürlükteki kanunda böyle bir düzenlemeye yer verilmediğinden yönetim kurulu üyeleri için aksi ispatlanması gereken bir karineden bahsedilmeyecektir.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri Aleyhine Dava Açabilecek Kimseler

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları nedeniyle şirketin uğramış olduğu zararı şirket ve şirket pay sahipleri talep edebilirler. Şirket mal varlığı azaldığında şirket pay sahipleri ve şirket alacaklılarının da mal varlığı azalacağından şirket pay sahipleri ve şirket alacaklılarına karşı da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu söz konusu olacaktır.

Şirket, şirket ortakları ve şirket alacaklıları şirketin uğramış oldukları zararın tazminini talep ve dava edebilirler.

Şirketin İflası Dışında Dava Açabilecek Kimseler

a-Doğrudan Zarar Vukuunda Dava Açabilecek Kimseler

Zararın şirketin, şirket ortakları ve şirket alacaklarının malvarlığında meydana gelen azalma olduğu belirtilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışlarından genel olarak şirket zarara uğramaktadır. Şirketin uğramış olduğu zarar; doğrudan zarar olmakla birlikte, şirket ortakları ve alacaklıları da uğramış oldukları dolaylı zarar nedeniyle yönetim kurulu üyelerine başvurabilmektedirler. Ancak burada belirtmek gerekir ki; bazı durumlarda şirket zarara uğramadan şirket alacaklıları veya şirket ortakları zarara uğrayabilmektedirler.

Bu Yazı İlginizi Çekebilir!  Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu

Türk Ticaret Kanunu’nun 555. Maddesine göre; şirketin bir zarara uğraması halinde şirketin uğradığı zarar tazmini şirket ve her bir pay sahibi tarafından istenebilir. Pay sahibi tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir. Zarardan sorumlu kişiler ise 553. Maddede açıkça belirlenmiş olup bu kişiler; yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarıdır.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğması için genel kurul kararının gerekmediği açık bir şekilde ortadadır. Doktrinde anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları söz konusu olan yönetim kurulu üyesinin üyeliği halen devam etmekte ise şirket adına davayı kimin açabileceği tartışmalıdır. Burada atanacak bir kayyımla davanın açılabileceği aşikardır. Ancak belirtmek gerekir ki genel kurul sorumluluğu söz konusu üyeyi azlederek yeni yönetim kurulu şirket adına davayı açabilecektir.

Şirket zarar görmeden de şirket ortakları veya şirket alacaklılarının zarara uğraması söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle kanun sadece şirkete değil, şirket ortakları ve alacaklılarına da zararlarının tazmini için dava açma hakkı tanımıştır.

b-Dolayısıyla Zarar Vukuunda Dava Açabilecek Kimseler

Anonim şirketin aktifleri ve pasifleri şirkete aittir. Şirket ortakları ancak hisseleri oranında şirketin malvarlığına katılırlar. Şirketin uğradığı zarar nedeniyle şirket, alacaklılar ve ortaklar zarar görmektedirler. Doğrudan zarar gören şirkettir. Ancak şirketin malvarlığında azalma meydana getiren bütün işlemler nedeniyle ortaklar ve alacaklılar dolayısıyla zarar görmekte olduklarından bu kişilerin dava açma haklarının mevcut olduğu söylenebilir. Zira şirketin ödeme gücünde azalma nedeniyle şirket ortaklarının alacağına kavuşamaması gibi durum ortaya çıkabilmek ihtimali söz konusudur.

Şirket iflas etmemişse dolayısıyla zarara istinaden yalnızca şirket ortakları dava açabilir. Ortaklar bu davada tazminatın kendilerine değil şirkete verilmesini talep edebilirler.

Şirketin İflası Halinde Dava Açabilecek Kimseler

Türk Ticaret Kanununun 556. Maddesinde, zarara uğrayan şirketin iflası halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep hakkı şirket alacaklılarına da verilmiştir. Yani şirket alacaklıları uğramış oldukları dolaylı zararları nedeniyle ancak şirketin iflas etmesi halinde zararlarının tazminini talep ve dava hakkına haizdirler.

a-Doğrudan Zarar Vukuunda Dava Açabilecek Kimseler

Şirketin iflası halinde şirketin uğramış olduğu doğrudan zararların tazmini amacıyla yönetim kurulu üyelerine karşı iflas idaresi tarafından dava açılabilir. Ortaklar ve alacaklıların şirketin iflası halinde sorumluluk davası açmalarını yasaklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.

b-Dolayısıyla Zarar Vukuunda Dava Açabilecek Kimseler

Yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğratmaları halinde zarar, şirket ortakları ile alacaklılarına da yansır. Şirketin iflası halinde dolayısıyla zararın tazmini konusu Türk Ticaret Kanununun 556. Maddesinde belirlenmiştir. İlgili hükme göre;

Zarara giren şirket iflas ederse şirket alacaklıları da şirkete tazminat ödenmesini isteme hakkı elde ederler. Pay sahipleri ve şirket alacaklılarının istemlerinden önce iflas idaresinin istem hakkı bulunmaktadır. İflas idaresi ilk cümlede belirtilen istemde bulunmazsa yani davayı açmadığı takdirde, her pay sahibi veya şirket alacaklısı mezkûr davayı ikame edebilir.

Şirketin iflas sürecinde olması halinde dava açma hakkı iflas idaresindedir. Ancak iflas idaresi dava açmadığı halde şirket alacaklıları ve şirket ortaklarının dava açma hakları bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde, 2. Fıkra hükümlerinin yeni olduğu, hükümdeki “veya” ibaresinin davayı açacaklar arasında sırayı belirlemediği, hükmin diğer yeniliğinin davadan elde edilen hasılanın öncelikle davayı açanlara tahsis edilmesi olduğu belirtilmiştir. Yani dolaylı zararları nedeniyle ortakların dava açmaları halinde de elde edilen tutar alacaklılara ödenecektir.

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeleri Arasında Teselsül

Türk Ticaret Kanununun “teselsül ve başvuru” başlıklı 557. Maddesine göre;

birden çok kişinin aynı zararı ödemekten sorumlu olduğu hallerde bu kişilerden her biri kusurları oranında ve kusurları nedeniyle doğmuş olan zararın kendilerine yüklenildiği ölçüde zarardan birlikte sorumlu olacaklardır. Birden çok sorumlu varsa davası bu birden çok kişiye karşı dava açabilir ve bu dava içinde tazminat miktarının belirlenmesini de talep edebilir. Hakim tarafından birden fazla sorumlu arasındaki başvuru durumun şartlarına göre belirlenir.

Rücu İlişkisi

Türk Ticaret Kanununun 557. Maddesinin gerekçesinde, rücu davasının, sorumluluk davasının davalıları ile sınırlandırılmadığı, tüm sorumluları kapsayacak şekilde düzenlendiği, böylece çeşitli sebeplerle bazı üyelerin, dava dışı bırakılarak kayrılmalarını engellemek istendiği belirtilmektedir. Rücu davasının davacısı yalnızca sorumluluk davasında davalı sıfatına haiz kişilere değil, tüm sorumlulara başvurabilmektedir.

Değerlendirme

Müteselsil sorumluluk halinde zarar gören borçlulardan birine veya hepsine birden dava açma hakkına sahiptir. Böylece alacağını dilediği borçludan talep edebilmektedir. Zarar bir yönetim kurulu üyesi tarafından verilmişse zaten diğer yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulması düşünülemez. Farklılaştırılmış teselsül prensibinde aynı zarardan sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin her biri, dış ilişkide bireysel indirim sebeplerini ileri sürerek zararın tamamından değil, kendi kusurlarına isnat edilebilecek oranda sorumlu tutulmaktadır. Bu husus müteselsil sorumluluğun uygulandığı eski kanundan farklılık göstermekte olup, yönetim kurulu üyelerinin zararın tümünden sorumlu olmaları engellenmiştir. Eski kanunda ancak kusurunu olmadığını ispatla sorumluluktan kurtulabilirdi.

Belirtmek gerekir ki; müteselsil sorumlulukta kusurla zarar arasında illiyet bağı aranmazken, farklılaşmış teselsülde illiyet bağı aranmaktadır.

Anonim Şirket Yönetim Kurulunda İbra

Türk Ticaret Kanunu’nun 424., 558. ve 559 maddelerinde anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hususunda ibra ile ilgili hükümler mevcuttur.

İbraya olumlu oy veren veya ibraya olumlu oy veren kişiden bilerek pay iktisap eden kişilerin sorumluluk davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uğramış olduğu dolaylı zararları nedeniyle tazminat davası açamaz.

İbra kararı anonim şirketlerde genel kurulu tarafından alınmaktadır. Genel kurul tarafından verilen bir ibra kararı, sonradan alınan bir genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamamaktadır. Bu karar mahkeme kararı ile ortadan kaldırılabilir.

Kanun ibraya olumlu oy vermeyen eski pay sahiplerinin veya ibra kararından habersiz olarak payları iktisap eden yeni pay sahiplerinin dava açma haklarının altı aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu ve bu sürenin ibra kararının alındığı tarihten itibaren işleyeceğini hükme bağlamıştır. İbra kararlarından habersiz olarak sonradan pay iktisap eden yeni pay sahiplerine, altı aylık bir hak düşürücü süre ile sınırlı olsa da, böyle bir dava hakkının tanınmasının yerinde olup olmadığı tartışmalıdır.

Şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasında yapılan sulh sözleşmeleri geçerlidir. Ancak kanunda dolayısıyla zarar gören şirket alacaklıları veya ortaklarının açacağı sorumluluk davasında bu sulh sözleşmesinin ileri sürülüp sürülemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte bu durum doktrinde tartışmalıdır. Dolayısıyla zarar gören ortaklar ve alacaklılar da yönetim kurulu üyeleri ile sulh sözleşmesi yapabilirler. Bu sözleşme, sözleşmenin tarafı olmayanları etkilemez.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Sorumluğunun Zamanaşımı

Türk Ticaret Kanununun 560. Maddesine göre; anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları doğabilmesi için sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak belirtmek gerekir ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.

Maddede zararın öğrenilmesinden kasıt, zararın varlığının kapsamının öğrenilmesidir yoksa zarar verenin öğrenilmesi değil.Birden fazla sorumlunun olması durumunda anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları davası açılabilmesi işin tüm sorumluların öğrenilmesi gerekmez. Zira bir sorumlunun ve zararın öğrenilmesi halinde zamanaşımı işlemeye başlamaktadır.

Kanun beş yıllık genel zamanaşımı süresi öngörmüştür. Herhalde zararın meydana gelmesinden beş yıl geçmekle dava açma hakkı zamanaşımına uğramaktadır.

Anonim şirket yönetim kurulu sorumlulukları konusundaki eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve bu suça ilişkin zamanaşımı süresi 560. Maddede belirlenen sürelerden daha uzunsa davacı ceza zamanaşımı süreleri içinde dava açabilme hakkına haizdir.

Avukat Çağla YILMAZ

Uyarı: Bu yazı tarafımıza ait olup izinsiz ve kaynak link göstermeden kısmen yahut tamamen alıntılanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir